<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>çet, sohbet sayfası, çet sitesi, çet sohbet odaları, bedava çet - Sohbetbaz.Net</title>
	<atom:link href="http://www.sohbetbaz.net/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.sohbetbaz.net</link>
	<description>Sohbetbaz.Net - sohbet sitemizde,  çet, sohbet sayfası, çet sitesi, çet odaları ve bedava çet sohbet imkanı sağlanmaktadır.</description>
	<lastBuildDate>Tue, 09 Mar 2010 23:09:17 +0000</lastBuildDate>
	<generator>http://wordpress.org/?v=2.9.1</generator>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
			<item>
		<title>Kansızlık(ANEMİ) Tedavisinde Beslenme Önerileri</title>
		<link>http://www.sohbetbaz.net/kansizlikanemi-tedavisinde-beslenme-onerileri-530.html</link>
		<comments>http://www.sohbetbaz.net/kansizlikanemi-tedavisinde-beslenme-onerileri-530.html#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 09 Mar 2010 23:09:17 +0000</pubDate>
		<dc:creator>birgul</dc:creator>
				<category><![CDATA[SAĞLIK KÖŞESİ]]></category>
		<category><![CDATA[Kansızlık (ANEMİ) Tedavisinde Beslenme Önerileri]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.sohbetbaz.net/?p=530</guid>
		<description><![CDATA[1. Kırmızı et, kuru baklagiller, kuru meyve (kuru üzüm, kuru incir gibi), yeşil yapraklı sebzeler, pekmez ve kakao yu daha çok yiyin.
2. Vitamin &#8211; C (günde 100 miligram) alın. C-vitamini demirin barsaklardan emilmesini arttırır.
3. Demir bakımından zengin besinler alın (baklagiller, mercimek, darı, nohut, koyu yeşil renkli sebzeler, pekmez, demirle zenginleştirilmiş tahıl ürünleri, kuru kayısı, kuru [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>1. Kırmızı et, kuru baklagiller, kuru meyve (kuru üzüm, kuru incir gibi), yeşil yapraklı sebzeler, pekmez ve kakao yu daha çok yiyin.</p>
<p>2. Vitamin &#8211; C (günde 100 miligram) alın. C-vitamini demirin barsaklardan emilmesini arttırır.</p>
<p>3. Demir bakımından zengin besinler alın (baklagiller, mercimek, darı, nohut, koyu yeşil renkli sebzeler, pekmez, demirle zenginleştirilmiş tahıl ürünleri, kuru kayısı, kuru şeftali, balkabağı, ayçekirdeği, fıstık, ceviz, badem, soya fasülyesi gibi).</p>
<p>4. Demir hapı alanların yoğurt alması faydalıdır. Yoğurtta bulunan laktik asit demirin vücutta depolanmasını kolaylaştırır.</p>
<p>5. Demir emilimini azaltan besinlerden uzak durun: kafeinli içecekler, yumurta, süt ve kepek (kepekli ekmek gibi).</p>
<p>6. Eğer demir eksikliği aneminiz yoksa demir almanıza gerek yoktur; ayrıca demir damar sertiğine neden olabilir, bu nedenle demir eksikliği aneminiz yoksa demir içermeyen vitamin hapları kullanın.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.sohbetbaz.net/kansizlikanemi-tedavisinde-beslenme-onerileri-530.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Bunlar da Milyonda bir yaşanır şeyler :)</title>
		<link>http://www.sohbetbaz.net/bunlar-da-milyonda-bir-yasanir-seyler-514.html</link>
		<comments>http://www.sohbetbaz.net/bunlar-da-milyonda-bir-yasanir-seyler-514.html#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 03 Mar 2010 08:50:49 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[KOMEDİ VİDEOLAR]]></category>
		<category><![CDATA[Şansızlıklar]]></category>
		<category><![CDATA[şanslı anlar]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.sohbetbaz.net/?p=514</guid>
		<description><![CDATA[Hayattan şanslar, şansızlıklar, olur veya olmazlar, izlerken bihoş oldum izlenemizde yarar var.

]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Hayattan şanslar, şansızlıklar, olur veya olmazlar, izlerken bihoş oldum izlenemizde yarar var.</p>
<p><embed src="http://yehha.org//scripts/swfobject/player.swf" width="500" height="400" allowfullscreen="true" allowscriptaccess="always" quality="high" flashvars="config=http%3A%2F%2Fyehha.org%2Fplayer%3FvideoId%3D95574%26autostart%3Dtrue%26referer%3Dhttp%3A%2F%2Fyehha.org%2F156023%2Ffacebook.com%2Fgulmek-garanti-kopmak-oda-garanti.html%26current%3D%2F95574%2Ffacebook.com%2Fhayatta-bir-kez-olur-3.html%26autostart%3Dfalse" /></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.sohbetbaz.net/bunlar-da-milyonda-bir-yasanir-seyler-514.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Gülmek garanti kopmak oda garanti :)))</title>
		<link>http://www.sohbetbaz.net/gulmek-garanti-kopmak-oda-garanti-511.html</link>
		<comments>http://www.sohbetbaz.net/gulmek-garanti-kopmak-oda-garanti-511.html#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 03 Mar 2010 08:41:27 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[KOMEDİ VİDEOLAR]]></category>
		<category><![CDATA[matrax video]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.sohbetbaz.net/?p=511</guid>
		<description><![CDATA[Googlede arasan benimgibisini bulamazsın  

]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Googlede arasan benimgibisini bulamazsın <img src='http://www.sohbetbaz.net/wp-includes/images/smilies/icon_smile.gif' alt=':)' class='wp-smiley' /> </p>
<p><embed src="http://yehha.org//scripts/swfobject/player.swf" width="500" height="400" allowfullscreen="true" allowscriptaccess="always" quality="high" flashvars="config=http%3A%2F%2Fyehha.org%2Fplayer%3FvideoId%3D156023%26autostart%3Dtrue%26referer%3Dhttp%3A%2F%2Fyehha.org%2F158366%2Ffacebook.com%2Fyok-boyle-saka-superrr-izlemeyen-kalmasin-d-d.html%26current%3D%2F156023%2Ffacebook.com%2Fgulmek-garanti-kopmak-oda-garanti.html%26autostart%3Dfalse" /></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.sohbetbaz.net/gulmek-garanti-kopmak-oda-garanti-511.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>1</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Yok BöyLe Şaka (Süperrr izlemeyen kaLmasın)</title>
		<link>http://www.sohbetbaz.net/yok-boyle-saka-superrr-izlemeyen-kalmasin-509.html</link>
		<comments>http://www.sohbetbaz.net/yok-boyle-saka-superrr-izlemeyen-kalmasin-509.html#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 03 Mar 2010 08:36:16 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[KOMEDİ VİDEOLAR]]></category>
		<category><![CDATA[çok komik şaka]]></category>
		<category><![CDATA[şakanın kralı]]></category>
		<category><![CDATA[şakanın şakası]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.sohbetbaz.net/?p=509</guid>
		<description><![CDATA[Gülmek İsteyenler buyursun şakanın kralı bu : )

]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Gülmek İsteyenler buyursun şakanın kralı bu : )</p>
<p><embed src="http://yehha.org//scripts/swfobject/player.swf" width="500" height="400" allowfullscreen="true" allowscriptaccess="always" quality="high" flashvars="config=http%3A%2F%2Fyehha.org%2Fplayer%3FvideoId%3D158366%26autostart%3Dtrue%26referer%3Dhttp%3A%2F%2Fyehha.org%2F158360%2Ffacebook.com%2Fcivciv-katilinin-sonu.html%26current%3D%2F158366%2Ffacebook.com%2Fyok-boyle-saka-superrr-izlemeyen-kalmasin-d-d.html%26autostart%3Dfalse" /></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.sohbetbaz.net/yok-boyle-saka-superrr-izlemeyen-kalmasin-509.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Civcin katilinin sonu</title>
		<link>http://www.sohbetbaz.net/civcin-katilinin-sonu-507.html</link>
		<comments>http://www.sohbetbaz.net/civcin-katilinin-sonu-507.html#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 03 Mar 2010 08:27:20 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[KOMEDİ VİDEOLAR]]></category>
		<category><![CDATA[kedinin komik videosu]]></category>
		<category><![CDATA[komik kedi videosu]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.sohbetbaz.net/?p=507</guid>
		<description><![CDATA[Civcivi yiyen kedinin sonu. Buda ona ders olur  

]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Civcivi yiyen kedinin sonu. Buda ona ders olur <img src='http://www.sohbetbaz.net/wp-includes/images/smilies/icon_smile.gif' alt=':)' class='wp-smiley' /> </p>
<p><embed src="http://yehha.org//scripts/swfobject/player.swf" width="500" height="400" allowfullscreen="true" allowscriptaccess="always" quality="high" flashvars="config=http%3A%2F%2Fyehha.org%2Fplayer%3FvideoId%3D158360%26autostart%3Dtrue%26referer%3D%26current%3D%2F158360%2Ffacebook.com%2Fcivciv-katilinin-sonu.html%26autostart%3Dfalse" /></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.sohbetbaz.net/civcin-katilinin-sonu-507.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Depresyonda Mısınız?</title>
		<link>http://www.sohbetbaz.net/depresyonda-misiniz-505.html</link>
		<comments>http://www.sohbetbaz.net/depresyonda-misiniz-505.html#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 28 Feb 2010 23:23:58 +0000</pubDate>
		<dc:creator>birgul</dc:creator>
				<category><![CDATA[SAĞLIK KÖŞESİ]]></category>
		<category><![CDATA[Depresyonda Mısınız?]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.sohbetbaz.net/?p=505</guid>
		<description><![CDATA[Kişide çeşitli etkenler sonrasında gelişen çökkünlük halidir. Aşağıdaki dokuz belirtiden en az beşinin (ilk iki belirtiden en az biri bulunmak üzere), en az iki hafta süresince var olması durumuna &#8220;major depresyon&#8221; denir.
Belirtileri
1- Hemen her gün ve günün büyük bir kısmında gözlenen çökkün bir duygu-durum hali ( kendini mutsuz,ağlamaklı,kederli hissetme hali).
2- Hemen her gün yaklaşık gün [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Kişide çeşitli etkenler sonrasında gelişen çökkünlük halidir. Aşağıdaki dokuz belirtiden en az beşinin (ilk iki belirtiden en az biri bulunmak üzere), en az iki hafta süresince var olması durumuna &#8220;major depresyon&#8221; denir.</p>
<p>Belirtileri</p>
<p>1- Hemen her gün ve günün büyük bir kısmında gözlenen çökkün bir duygu-durum hali ( kendini mutsuz,ağlamaklı,kederli hissetme hali).</p>
<p>2- Hemen her gün yaklaşık gün boyu süren tüm ya da çoğu etkinliğe karşı ilgi ve zevk almada azalma (daha önce keyif alınan işler,hobiler ve alışkanlıklardan artık hoşlanmama,mecburen yapma hali,(dünyayı verseler umurumda değil şeklinde bıkkınlık hisleri,bazı kişilerde cinsel isteksizlik ).</p>
<p>3- Diyet uygulanılmamasına karşın önemli derecede kilo kaybı ya da alımı ( bir ay içinde vücut ağırlığının %5 inden fazlasının artması ya da azalması) ya da hemen her gün iştahta artma yada azalmanın olması.</p>
<p>4- Hemen her gün uykusuzluk ya da aşırır uyku hali.</p>
<p>5- Hemen her gün olağan beyinsel ve vücutsal işlevsellik,hareketlilik halinde azalma ya da huzursuzluk (oturmayı veya yatmayı yeğleme ya da sıkıntıdan yerinde duramama)</p>
<p>6- Hemen her gün halsizlik ,yorgunluk hisleri,daha önceki günler kadar enerjik hissetmeme.</p>
<p>7- Hemen her gün kendini değersiz hissetme,küçük görme,kendini beğenmeme,suçlu ya da günahkar hissetme hali.</p>
<p>8- Hemen her gün düşünme ya da konsantrasyon yeteneğinde azalma olması (konuşulanlara,okunan şeylere,izlenilen tv programlarına dikkatini verememe, söylenilenlerin bir kulaktan girip diğerinden çıkması gibi) ya da kararsızlık hali.</p>
<p>9- Tekrarlayan ölüm düşünceleri,intihar planları veya eylemlerinin varlığı.</p>
<p>Depresyonu Anlamak</p>
<p>Çoğu araştırmada % 8-20 oranında major depresyon düzeyinde depresif şikayete rastlanmıştır. Kalıtımsal eğilimin olduğu major depresyon vakalarının 30 lu yaşlarda en yüksek düzeyde olduğu gözlenmiştir.</p>
<p>Major depresyon ayrılmış ve boşanmış kişilerde en çok;bekar ya da evlilerde ise önceki gruba oranla daha az gözlenmiştir. Eşini yeni kaybetmiş kişilerde ise gene yüksek oranda major depresyona rastlanmıştır. Gene bir çalışmanın sonuçlarına göre bekar kadınlarda evlilere göre daha az oranda depresyona rastlanmış ; erkeklerde ise evlilik, depresyon riskini bekarlığa göre azaltmıştır. Bu kişilerin ailelerinde intihar ve alkolizme yüksek oranda rastlanmıştır.</p>
<p>Yapılan bir çalışmada son beş yıl içinde en az altı ay süre ile işsiz kalan kişilerde 3 kat daha fazla major depresyona rastlanmıştır.</p>
<p>Major depresyonun erkekler için hayat boyu görülme olasılığı % 2-12 ; kadınlar için % 5-26 arasında bulunmuştur. Araştırmalara göre her yıl major depresyon hastalarına yüz bin kişide 247-598 kadın; 82-201 erkek yeni vakanın eklendiği saptanmıştır.</p>
<p>Depresyonun oluşumunda etkili olan kişisel özellikler:</p>
<p>-Öfke ve nefretin, çevresindeki kişilerin kaybına yol açacağı düşüncesiyle onlara yönlendirilemeyip, kendisine yönlendirilmesi (bu yapıdaki bir kişilik hayatın ilk 1-2 yıllık döneminde düzenli ve yeterli bir anne-çocuk ilişkisi yaşamamıştır.Kişinin yaşadığı depresyon gerçek ya da farz edilen bir kayıp ile bağlantılıdır).</p>
<p>- Kişinin kendisi,çevresi ve gelecekten beklentileri,idealleri ile kendi gerçek durumu o kadar farklı, gerçekdışı ve orantısızdır ki , bu yüksek standartlara ulaşamamak kişide güçsüzlük ve yalnızlık düşünceleri ile depresyona yol açabilir.</p>
<p>-Kişinin süper egosu ( üst benlik) o kadar kuvvetli ve baskındır ki sürekli kişiyi kısıtlayıp, suçlar, zevk verici ,rahatlatıcı etkinliklerden ala koyup, adeta işkence eder.</p>
<p>-Kişinin çevresindekiler ondan o kadar çok şey beklemektedir ki ,kişinin bu beklentileri karşılaması olanaksızdır. Bu da zayıflık ve çaresizlik düşüncelerinin gelişip, depresyona gidişe yol açabilir.</p>
<p>-Kişinin küçüklüğünden itibaren sevip, saygı ve gurur duyacağı, ondan da destek ve sıcaklık göreceği, benzemek istediği, imrendiği, idealize ettiği düzeyde bir kişi (baba, anne, öğretmen ,akraba vs) yoktur. Bu da kişiliğin gelişimini olumsuz yönde etkiler ve kendine güven kaybı ve depresyona yol açabilir.</p>
<p>-Çocuklukta anne-baba ayrılığı ya da kaybı, stresli koşullar karşısında yeterli desteği bulamayıp, yanlış ya da yetersiz başa çıkma mekanizmaları geliştirmesine, bu da ileri dönemde depresyona zemin hazırlayabilir.</p>
<p>- Sahip olunan kişilik yapıları da depresyon gelişiminde etkilidir. Obsesif-kompulsif ,bağımlı, histrionik ve sınırda (borderline) kişilik bozukluğu gösterenlerde depresyona eğilim daha yüksektir.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.sohbetbaz.net/depresyonda-misiniz-505.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>2</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Stresten Kurtulmanın En Kolay Yolları</title>
		<link>http://www.sohbetbaz.net/stresten-kurtulmanin-en-kolay-yollari-503.html</link>
		<comments>http://www.sohbetbaz.net/stresten-kurtulmanin-en-kolay-yollari-503.html#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 28 Feb 2010 23:17:29 +0000</pubDate>
		<dc:creator>birgul</dc:creator>
				<category><![CDATA[SAĞLIK KÖŞESİ]]></category>
		<category><![CDATA[Stresten Kurtulmanın En Kolay Yolları]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.sohbetbaz.net/?p=503</guid>
		<description><![CDATA[Güney Carolina Psikoterapi ve Hipnoterapi Kliniği Başkanı Dr. Güngör Özbek, psikolojik hastalıkların tamamının, fizyolojik hastalıkların da yüzde 60 ının stres kaynaklı olduğunu söyledi ve stresten kurtulmanın pratik yollarını açıkladı. 
Dr. Özbek, &#8220;Aşırı sabırsızlık, diş ve yumrukları sıkma, karşıdakine sürekli ters cevaplar verme, başkalarına çabuk kızma ve onları dinlememe, aniden kızıp küfretme, yerinde duramama, çok konuşma [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Güney Carolina Psikoterapi ve Hipnoterapi Kliniği Başkanı Dr. Güngör Özbek, psikolojik hastalıkların tamamının, fizyolojik hastalıkların da yüzde 60 ının stres kaynaklı olduğunu söyledi ve stresten kurtulmanın pratik yollarını açıkladı. </p>
<p>Dr. Özbek, &#8220;Aşırı sabırsızlık, diş ve yumrukları sıkma, karşıdakine sürekli ters cevaplar verme, başkalarına çabuk kızma ve onları dinlememe, aniden kızıp küfretme, yerinde duramama, çok konuşma durumlarında, aşırı stres altındayız demektir. Psikolojik hastalıkların tamamı, fizyolojik hastalıkların da yüzde 60 ı stres kaynaklıdır&#8221; dedi. </p>
<p>Stres kaynakları </p>
<p>Çalışma hayatı, evlilikte ve kişisel ilişkilerde yaşanan sorunlar, zaman baskısı altında boğulma ve kendisini yetersiz bulmanın stres yaratacak &#8220;iç çatışmalara&#8221; neden olabiliyor. </p>
<p>Stres atma yöntemleri </p>
<p>Dr. Özbek, stresi atmanın en güzel yolunun, &#8220;saatte 6 kilometre hızla yürümek&#8221; olduğunu bildirerek, &#8220;Beyin, yürüyüş sırasında endorfin salgısını üreterek, vücudu dinlendiriyor&#8221; dedi. Bir diğer stres atma yönteminin de &#8220;pozitif düşünmeyi öğrenmek&#8221; olduğunu bildiren Dr. Güngör Özbek, negatif düşüncenin beyini olumsuz yönde etkileyerek stres yarattığını söyledi. </p>
<p>Yoga, meditasyon, hipnoz ve gevşeme gibi teknikler de stres atma yöntemlerinin başında geliyor. Tabiat şartları ve ekonomik koşulların ağırlaşmasına paralel olarak stresin de arttığına dikkati çeken Özbek, yine Amerika da yapılan bir araştırmanın, doktora gidenlerde sorunlarının yüzde 90 ının strese bağlı olarak geliştiğini ortaya koyduğunu söyledi.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.sohbetbaz.net/stresten-kurtulmanin-en-kolay-yollari-503.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Beyin Fonksiyonlarını Geliştiren Besinler</title>
		<link>http://www.sohbetbaz.net/beyin-fonksiyonlarini-gelistiren-besinler-501.html</link>
		<comments>http://www.sohbetbaz.net/beyin-fonksiyonlarini-gelistiren-besinler-501.html#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 28 Feb 2010 23:12:01 +0000</pubDate>
		<dc:creator>birgul</dc:creator>
				<category><![CDATA[SAĞLIK KÖŞESİ]]></category>
		<category><![CDATA[Beyin Fonksiyonlarını Geliştiren Besinler]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.sohbetbaz.net/?p=501</guid>
		<description><![CDATA[Güngeçtikçe besinlerin vücuttaki yeni etkileri ve yararları daha doğru ve bilimsel bir şekilde ortaya konuyor. Bilim beyin fonksiyonlarını geliştiren ve öğrenmeyi kolaylaştıran besinleri gündeme getiriyor. Unutulmaması gereken temel noktalardan birisi :Vücudum için en çok yararı olan ve sindirim sistemi için en az enerji gerektiren yiyecek meyvedir.
Beyin sadece glikoz ve oksijenle çalışır. Meyvelerde bulunan meyve şekeri [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Güngeçtikçe besinlerin vücuttaki yeni etkileri ve yararları daha doğru ve bilimsel bir şekilde ortaya konuyor. Bilim beyin fonksiyonlarını geliştiren ve öğrenmeyi kolaylaştıran besinleri gündeme getiriyor. Unutulmaması gereken temel noktalardan birisi :Vücudum için en çok yararı olan ve sindirim sistemi için en az enerji gerektiren yiyecek meyvedir.</p>
<p>Beyin sadece glikoz ve oksijenle çalışır. Meyvelerde bulunan meyve şekeri kolayca glikoza dönüşür.</p>
<p>Meyveler aç karnına yenmelidir; çünkü meyve midede değil ince bağırsakta sindirilir.Mide dolu ise meyve midede kalır ve mayalanır.</p>
<p>Piyasada satılan meyve suları tercih edilmemelidir; Çünkü doğallığını kaybedip, asidik karaktere dönüşmüştür. Taze sıkılmış meyve sularını tercih edin.</p>
<p>Sabahları geç kahvaltı ediyor ya da kahvaltıyı ihmal ediyorsanız, o zaman mevsimlik meyve, meyve suyu ve bir bardak ılık su almayı alışkanlık hale getirin.</p>
<p>Sabah bir tatlı kaşığı bal veya bir avuç siyah üzüm zihin aktivitenizi canlandırır.</p>
<p>Ceviz, fındık, fıstık, zihnin uzun süre çalışmasına yardımcı olur. Yorgunluğu giderir.</p>
<p>Fesleğen, limon, balık ve karabiberin zihin açma özelliği vardır.</p>
<p>Zencefil içerdiği maddelerle, beynin yeni fikirler üretmensini sağlar. Kan sulandığı için daha serbest akar.</p>
<p>Kimyon insanin aklına yeni fikirler getirir. İçerdiği uçucu yağlar bütün sinir sistemini uyarır; ancak faal düşünce şartıyla. Aniden bir fikre, bir buluşa ihtiyacı olan insan suya karıştırarak kimyon içebilir. </p>
<p>Havuç hatırlama yeteneğimizi arttır ; Çünkü beyin metabolizmasını canlandıran enzimler içerir. Yağlı havuç salatası tercih edilmelidir. </p>
<p>Ananas ezberlemek için çok yararlıdır.</p>
<p>Avokado kısa süreli hafıza için tüketilebilir.</p>
<p>Çilek stresin etkisini azaltır. Mutluluk hormonun salgılanmasını sağlar.</p>
<p>Limon algılama yeteneğini arttırır.</p>
<p>Lahana, troid bezlerinin aktivitesini azaltır ve bu da sinirlenmeye iyi gelir.</p>
<p>Soğan aşırı yıpranmaya, fiziki yorgunluğa karşı kanı sulandırır. Böylece beyin oksijeni daha kolay alır.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.sohbetbaz.net/beyin-fonksiyonlarini-gelistiren-besinler-501.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Artemis Tapınağı</title>
		<link>http://www.sohbetbaz.net/artemis-tapinagi-497.html</link>
		<comments>http://www.sohbetbaz.net/artemis-tapinagi-497.html#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 28 Feb 2010 09:37:28 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[DÜNYANIN 7 HARİKASI]]></category>
		<category><![CDATA[7 harikalardan Artemis Tapınağı]]></category>
		<category><![CDATA[Artemis Tapınağı tarihçesi]]></category>
		<category><![CDATA[Artemis Tapınağı tarihi]]></category>
		<category><![CDATA[Dünyanın 7 harikasından biri olan Artemis Tapınağı]]></category>
		<category><![CDATA[Harika Artemis Tapınağı]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.sohbetbaz.net/?p=497</guid>
		<description><![CDATA[Artemis Tapınağı
(Dünyanın Yedi Harikası)
Artemis Tapınağı bugün İzmir kentine 50 km. uzaklıkta bulunan Efes’te inşa edilmiştir.Efes’teki bu tapınak, bereket tanrısı Artemis için yapılmış. Tapınaktaki kaynak milattan önce 700’lerde, tapınak milattan önce 550’de Lidya kralı Croesus’un isteği ile yapılmış. Dönemin en yetenekli heykeltıraşlarının yaptığı bronz ve mermer heykellerle dolu, 90 metre yükseklikte ve 45 metre genişlikte devasa [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://www.sohbetbaz.net/wp-content/uploads/2010/02/artemis_tapinagi.jpg"><img src="http://www.sohbetbaz.net/wp-content/uploads/2010/02/artemis_tapinagi-300x187.jpg" alt="" title="artemis_tapinagi" width="300" height="187" class="alignleft size-medium wp-image-498" /></a><b>Artemis Tapınağı<br />
(Dünyanın Yedi Harikası)</b></p>
<p>Artemis Tapınağı bugün İzmir kentine 50 km. uzaklıkta bulunan Efes’te inşa edilmiştir.Efes’teki bu tapınak, bereket tanrısı Artemis için yapılmış. Tapınaktaki kaynak milattan önce 700’lerde, tapınak milattan önce 550’de Lidya kralı Croesus’un isteği ile yapılmış. Dönemin en yetenekli heykeltıraşlarının yaptığı bronz ve mermer heykellerle dolu, 90 metre yükseklikte ve 45 metre genişlikte devasa bir yapıymış, 100 kadar sütun varmış. Bereket tanrıçası için yapıldığından içi tapınak, dışı çarşı olarak kullanılıyormuş, hatta bizim Kapalı Çarşı gibi turistik değere bile sahipmiş. </p>
<p>Gelen turistler, çarşıdan aldıkları altın ve fil dişi takıları tanrıçaya sunarlarmış. Milattan önce 21 Temmuz 356’da Herostratus adlı bir adam, sırf ünlü olmak için tapınağı yakmış, adı burada geçtiğine göre başarılı da olmuş. Büyük İskender’in aynı gece doğmuş olması sonucu tarihçiler “tanrıça, İskender’le o kadar ilgiliydi ki kendi evini bile önemsememişti” demişler. Şu Yunanlılar da her şeyi böyle abartmıyorlar mı… İskender, tapınağı onarmayı başaramadan ölmüş, tanrıçanın sadık müritleri ise her hasardan sonra yılmadan restore etmeye devam etmişler. 262’de geçirdiği büyük yangın sonunda ise müritlerin büyük kısmı Hıristiyan olduğunda tamir edecek kimsecikler kalmamış. Bugün tapınağın yerini belli edecek sadece bir tek sütun var.</p>
<p>Artemis Tapınağı, (Yunanca: Artemision; Latince: Artemisium) aynı zamanda Diana Tapınağı olarak da bilinir. Tanrıça Artemis’e ithaf edilmiş tapınak Efes’te M.Ö. 550 yıllarında tamamlanmıştır. Tapınak tamamen mermerden inşa edilmiştir. Dünyanın yedi harikasından biri sayılan tapınaktan geriye bugün sadece bir iki mermer parçası kalmıştır.</p>
<p>Tapınak Lydia Kralı Kroisos tarafından başlatılmış 120 senelik bir projenin eseridir. Dünyanın yedi harikasını derleyen Sidon’lu Antipader tapınağı şöyle tarif etmiştir.</p>
<p>Mağrur Babil’in üstünde savaş arabaları için yol olan duvarını ve Alpheus’daki Zeus heykelini ve asma bahçeleri gördüm ve Güneşin kolosusunu ve yüksek piramitlerin devasa işçiliğini ve Mausolos’un engin mezarını; ama Artemis’in bulutlar üzerine kurulmuş evnini gördüğümde diğer tüm harikalar parlaklıklarını kaybetti ve dedim ki “İşte!, Olimpus’un dışında, Güneş hiç bu kadar büyük birşeye bakmadı. (Antipater, Yunan Antolojisi )<br />
Bizanslı Philon ise tapınak için şunları yazmıştır:</p>
<p>Kadim Babil’in duvarlarını ve asma bahçelerini, Olimposlu Zeus’un heykelini, Rodos’un Kolossusu’nu, yüksek piramitlerin kudretli işçiliğini ve Mausoleus’in mezarını gördüm. Ama bulutlara doğru yükselen Efes’teki tapınağı gördüğümde, diğerlerinin tümünü gölgede kalmıştı.</p>
<p>Artemis, Ay tanrıçası olarak Titan Selene’in yerini alan Apollon’un kardeşi bakire avcı Yunan tanrıçasıdır. Efes’li Artemis ise oldukça farklıdır. Efesli Artemis’in (Efesya) bir Anadolu tanrıçası olan Kibele’nin bir kültü olduğu sanılmaktadır. Anadolu’nun ana tanrıçası Kibele Efes’e nasıl geldiği ve orada Artemis adıyla kültünün nasıl başladığı bilinmemekle beraber Kibele’nin çeşitli evreler geçirerek Artemis haline geldiği kabul ediliyor.</p>
<p>Yunan tanrılarının aksine daha çok yakın doğu ve Mısır tanrıları gibi vücudu altından ayaklarının çıktığı ve bacaklara doğru gittikçe incelen sütun benzeri bir bölümle kaplıdır. Çok göğüslü Tanrıça (37 adet) Efes’te basılmış paraların üzerinde başında Kibele’nin bir özelliği olan duvar gibi bir taç ile resmedilmiştir. Paraların üzerindeki resminde, kolları birbirine geçmiş yılan ya da Ouroboros yığınlarından oluşan bir asaya dayalı durmaktadır. Aynı Kibele gibi Efes’te ki tanrıçaya da megabyzae adı verilen hierodüller ve kore’ler hizmet etmekteydi.</p>
<p>Ayrıca Bennett’in bahsettiği[3] muhtemelen millatan önce üçüncü yüzyıldan kalma bir adak yazıtı Efesli Artemis’i Girit ile ilişkilendirmektedir:</p>
<p>“To the Healer of diseases, to Apollo, Giver of Light to mortals, Eutyches has set up in votive offering (a statue of) the Cretan Lady of Ephesus, the Light-Bearer.” Yunanlılar’ın birleştirme adetleri, tüm yabancı tanrıları kendi anlayabilecekleri bir şekilde Olimpus panteonunun bir biçimi halinde assimile etmiştir. Efes’te İyonya’lı yerleşimcilerin “Efes’in Hanımı” için yaptıkları Artemis özdeleştirmesinin cılız olduğu çok açıktır.</p>
<p><b>…İkinci Kaynak…</b></p>
<p>Tanrıça Artemis’in adına Efes’te yapılan tapınakların beşincisiydi. İÖ 3.yy’da yapılan bu tapınak, Efes’te iki yıl bulunmuş olan Aziz Paulus’un zamanında hâlâ duruyordu. Tapınağın içinde heykelci Phidias ve Paraksiteles’de aralarında olmak üzere,birçok Yunanlı sanatçının en yetkin yapıtları vardı.Tapınak İS.262′ de Gotlar’ın saldırısı sonucu yağmalanıp yıkıldı, sütunlarından kalan bazı parçalar Londra’da ki British Museum’dadır. Kocası için bu muhteşem anıtı yaptıran Artemisia çok ilginç bir kişiliğe sahiptir. Herodotos’un Artemisia hakkında söylediklerine bir bakalım.</p>
<p>“Öbür kaptanları saymıyorum, saymanın yararı yok. Yalnız Artemisia’yı özellikle anlatmak istiyorum. Onun bir kadın olduğu halde Yunan seferine katılmış olmasını hayranlıkla karşılıyorum; kocası ölmüştü; oğlu küçüktü tyranlığı kendi yönetiyordu; girişken ruhu, erkekçe korkusuzluğu onu gereği olmadığı halde sefere katılmaya sürüklemişti. Adı Artemisia idi Lygdanis’in kızıydı; baba tarafından Halikarnassoslu ana tarafından Giritli’ydi. Halilarnassos’luların Kos’luların, Nisyros’luların ve Kolydnos’luların başına geçmişti. Beş gemi getirmişti ve bu donanma da Sidonlu gemicilerden sonra en ünlü gemiler onunkilerdi; bütün müttefikler içinde krala en iyi fikir veren oydu. Diğer kaptanların savaş istemelerine karşın Artemisia buna karşı çıkar ve gerekçeleri bildirir. Haber Kserkses’e bildirilir o da bunu doğru bulur fakat çoğunlugun isteği yerine getirilir”. Bu savaş sırasında çok garip bir olay olur. Herodotos bu olayı şoyle anlatır. “Peşine bir Atina gemisi takılır. Bu durumdan kurtulmak için karşısına çıkan bir müttefik gemisine saldırır ve onu batırır. Düşman gemisine saldırıdığını gören Atinalılar Artemisia’yı ya müttefik ya da kendi tarafına geçenlerden sanıp peşini bırakır. Kserkses savaşı seyrederken Artemisia’nın yiğitliğini anlatır ve batan gemiyi de düşman gemisi sanır. Bu gemiden kimse kurtulamadığı için bilinmezlik kendini korur.</p>
<p>Bu başarı üzerine Ksekses “Erkekler bugün kadın gibi, kadınlar erkek gibi davrandılar” der. Bizanslı Philon “Babil’in asma bahçelerini, Olimpos’taki Zeus Heykelini, Rodos Kolossusu’nu, yüksek piramitlerin kudretli işçiliğini ve Mausoleus’in mezarını gördüm. Ama bulutlara doğru yükselen Efes’teki tapınağı gördüğümde, diğerlerinin tümünün gölgede kaldığını hissettim.” diye yazmıştı.</p>
<p>Tanrıça Artemis adına ilk türbe M.Ö.800′lü yıllarda Efes’teki nehrin yakınındaki bataklık kıyıya yapılmıştı. Bazen Diana da denen Efes tanrıçası Artemis, Yunan Artemis’iyle aynı değildi. Yunan Artemis’i av tanrıçasıydı. Efes Artemis’i ise belinden omuzlarına kadar birçok göğüsle resmedildiği gibi verimlilik, bereket ve doğurganlık tanrıçasıydı. Bu eski tapınakta muhtemelen Jüpiterden düşen bir meteorit olduğu düşünülen kutsal birtaş vardı. Tapınak, sonraki yüzyıllarda birkaç kez tahrip olmuş ve yeniden inşaa edilmiştir. M.Ö.600′lerde Efes şehri büyük bir ticaret limanı haline geldi ve Chersiphron adlı bir mimar yüksek taş kolonları olan yeni ve büyük bir tapınak inşaa etti.</p>
<p>Lidya kralı Croesus, M.Ö.550′de Efes’i ve Anadolu’daki diğer Yunan şehirlerini fethetti. Bu savaş sırasında mabet tahrip oldu. Croesus, mimar Theodorus’a daha öncekilerin hepsini gölgede bırakan yeni bir mabet yaptırdı. Yeni tapınak öncekinin 4 katı büyüklükte 90 metre yükseklikte ve 45 metre genişlikteydi. Masif bir çatı, yüzden fazla taş sütunla destekleniyordu. M.Ö. 356′da Herostratus adlı biri tarafından çıkarılan bir yangında yanarak tahrip oldu. Bundan kısa bir süre sonra o günün en ünlü heykeltraşı olan Scopas’lı Paros tarafından yeni bir mabet yapıldı. Romalı tarihçi Pliny’ye göre yeni tapınak, 130 metre uzunlukta ve 68 metre genişlikteydi. Tavanı, yükseklikleri 18 metre olan 127 adet sütun destekliyordu. İnşaat 120 yıl sürmüştü. Büyük İskender M.Ö.333′de Efes’e geldiğinde tapınağın inşaası hala devam ediyordu.</p>
<p>M.S. 57′de St. Paul hristiyanlığı yaymak için Efes’e geldi. O kadar başarılı oldu ki bundan, şehrin demircisi ve tapınaktaki heykellerin sahiplerinden birisi olan Demetrius büyük bir korkuya kapıldı. Çünkü Demetrius tapınaktaki heykellerin bir kısmının sahibiydi ve her yıl tapınağa hacca gelenlerden iyi bir geliri vardı ve insanların dinini değiştirmesi demek onun geçimini kaybetmesi anlamına geliyordu. Birlikte ticaret yaptığı diğer kişileri de yanına alan Demetrius heyecan verici ve “Yaşasın Efesliler’in Artemisi” diye biten bir söylev yaptı ve halkı galeyana getirdi. Hemen sonra St. Paul’un yardımcılarından ikisini tutukladılar. Bunu bir isyan takip etti. Sonuçta St. Paul, tutuklanan yardımcılarıyla şehri terketti ve Makedonya’ya geri döndü.</p>
<p>262′de Gotların bir akını sırasında büyük Artemis tapınağı yakılıp yıkıldı. Bir yüzyıl sonra Roma İmparatoru Constantine şehri yeniden inşaa ettirdi. Fakat hristiyan olduğu için tapınağı restore ettirmedi.Constantin’in çabalarına rağmen Efes eski günlerine dönemedi. Çünkü gemilerin demirlediği liman yokolmuştu. Nehrin taşıdığı alüvyonlar tarafından deniz şehirden uzaklaşmıştı. Zamanla şehir sakinleri kenti terkettiler. Mabetin kalıntıları başka yapıların ve heykellerin yapılmasında kullanıldı. British Museum’dan John Turtle Wood 1863′de tapınağı araştırmaya başladı. 1869′da 6 metre derinlikte, çamurların içinde tapınağın temellerini buldu. Bulduğu heykelleri ve bazı kalıntıları British Museum’a götürdü.</p>
<p>1904′de yine aynı müzeden D.G. Hograth’ın liderliğindeki bir ekip kazılara devam ettiler ve sitede birbirinin üzerine inşaa edilen 5 tapınak olduğunu keşfettiler. Bugün gelen ziyaretçilere tapınağın yerini belli etmek için, bataklık halinde olan bölgeye sadece bir tek sütun dikilmiştir.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.sohbetbaz.net/artemis-tapinagi-497.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Babil&#8217;in Asma Bahçeleri</title>
		<link>http://www.sohbetbaz.net/babilin-asma-bahceleri-494.html</link>
		<comments>http://www.sohbetbaz.net/babilin-asma-bahceleri-494.html#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 28 Feb 2010 09:34:07 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[DÜNYANIN 7 HARİKASI]]></category>
		<category><![CDATA[7 harikalardan olan Babil'in Asma Bahçeleri]]></category>
		<category><![CDATA[Babil'in Asma Bahçeleri tarihçesi]]></category>
		<category><![CDATA[Babil'in Asma Bahçelesi]]></category>
		<category><![CDATA[Babil'in Harika Asma Bahçeleri]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.sohbetbaz.net/?p=494</guid>
		<description><![CDATA[Babil’in Asma Bahçeleri
(Dünyanın Yedi Harikası)
İÖ 600 dolaylarında Babil kralı Nabukadnezar’ın yaptırdığı bahçelerdir. Söylentiye göre kral bunu kraliçelerinden birini sevindirmek için yapmıştı. Bahçeler, bir piramit oluşturacak biçimde taraçalar halinde yükseliyordu ve her taraçaya dünyanın dört bir yanından getirilmiş ağaç ve çiçekler dikilmişti. Bu bitkiler asıl yapıyı gözden saklıyor ve sadece havada”asılı”gibi duran bahçeler görünüyordu.
Bazılarına göre Asma [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://www.sohbetbaz.net/wp-content/uploads/2010/02/babilin_asma_bahceleri.jpg"><img src="http://www.sohbetbaz.net/wp-content/uploads/2010/02/babilin_asma_bahceleri-300x197.jpg" alt="" title="babilin_asma_bahceleri" width="300" height="197" class="alignleft size-medium wp-image-495" /></a><b>Babil’in Asma Bahçeleri<br />
(Dünyanın Yedi Harikası)</b></p>
<p>İÖ 600 dolaylarında Babil kralı Nabukadnezar’ın yaptırdığı bahçelerdir. Söylentiye göre kral bunu kraliçelerinden birini sevindirmek için yapmıştı. Bahçeler, bir piramit oluşturacak biçimde taraçalar halinde yükseliyordu ve her taraçaya dünyanın dört bir yanından getirilmiş ağaç ve çiçekler dikilmişti. Bu bitkiler asıl yapıyı gözden saklıyor ve sadece havada”asılı”gibi duran bahçeler görünüyordu.</p>
<p>Bazılarına göre Asma Bahçeler yerine büyük Babil Surları dünyanın ikinci harikasıdır. Kral Nabukadnezar’ ın Asma Bahçeler ile aynı zamanda yaptırdığı bu surların 100 mt.yüksekliğinde olduğu ileri sürülmüştür. Eski Babil kentini koruyan bu surların yerinde bugün yalnız M.Ö. 600 yılında yapılan bu yapı kat kat taraçalardan oluşuyordu. Bu taraçalarda türlü hayvanlar, minik çağlayanlar, bin bir ağaç ve bitki yer alıyordu. Bir tür yapay cennet olarak tasarlanmıştı. Kral Buhturnasr, çok bereketli bir ülkeden gelen eşi kraliçe Semiramis’in memleketi özlemi çekmesini önlemek için ona böyle bir armağan sunmuştur. Yüksek surlarla çevrilmiş bu bahçenin içindeki kanallarda kayıklar bile yüzebilmekteydi. ca bir yıkıntı vardır.</p>
<p>M.Ö. 450′li yıllarda tarihçi Herodot “Babil, yeryüzünde bilinen bütün diğer şehirlerin ihtişamını aşar.” demiştir. Herodot, şehrin dış duvarlarının 80 kilometre uzunlukta, 25 metre kalınlıkta ve 97 metre yükseklikte olduğunu ve 4 atlı bir arabanın gezinmesine uygun olduğunu belirtmiştir. İç duvarlar, dış duvar kadar kalın değildi. Duvarların içinde som altından yapılmış büyük heykeller bulunan kaleler ve tapınaklar vardı. Şehrin içinde ünlü Babil Kulesi vardı. Bu kule, Tanrı Marduk’a yapılan bir tapınaktı ve cennete ulaşmak için göğe doğru yükseliyordu.</p>
<p>Babil, M.Ö. 605′den itibaren 43 yıl hüküm süren kral Nebuchadnezzar tarafından yapılmıştır. Daha zayıf bir rivayete göre ise M.Ö. 810 yılından itibaren 5 yıl hüküm süren Asur kraliçesi Semiramis tarafından yapılmıştır. Bahçeler Nebuchadnezzar’ın sıla hasreti çeken karısı Amyitis’i neşelendirmek için yapılmıştı.Amytis, Medes kralının kızıydı ve iki ülkenin müttefik olması amacıyla Nebuchadnezzar ile evlendirilmişti. Onun geldiği ülke yeşil, engebeli ve dağlıktı. Mezopotamya’nın bu dümdüz ve sıcak ortamı onu depresyona itmişti. Kral, karısının sıla hasretini gidermek için onun memleketinin bir benzerini yapmaya karar verdi. Yapay dağlar ve suların akacağı büyük teraslar yaptırdı.Türkçenin Tarihi, Orhun Abideleri, Anlatım Bozuklukları, Cümlenin Öğeleri, Yazım ve Noktalama, Türkoloji Makaleleri, Edebiyat Nedir?, Alfabelerimiz, Atasözleri, Bulmacalar, Edebi Sanatlar, Sınav Soruları, Kpss, Oks, Öss, Bunları Biliyor musunuz?, Özlü Sözler, Güzel Sözler, Türkçe, Edebiyat, Masallar, Destanlar, Astroloji, Roman Özetleri</p>
<p>Yunanlı coğrafyacı Strabo’nun M.Ö. birinci yüzyıldaki tanımlamasına göre, bahçeler birbiri üzerinde yükselen kübik direklerden oluşuyordu. Bunların içleri çukurdu ve büyük bitkilerin ve ağaçların yetişebilmesi için toprakla doldurulmuştu. Kubbeler, sütunlar ve taraçalar pişmiş tuğla ve asfalttan yapılmıştı. Yüksekteki bahçeleri sulamak için Fırat nehrinden zincir pompalarla su yukarılara çıkarılıyordu. Zincir pompa, biri yukarıda, diğeriyse su kaynağında bulunan iki büyük volana gerili, üzerinde kovalar bulunan bir sistemdi. Nehirden dolan kova yukarıya çıkıyor içindeki suyu havuza boşaltıp tekrar nehre dönüyordu. Bu şekilde üst seviyelere taşınan su, bahçeleri sulayarak teraslardan aşağıya doğru akıyordu.</p>
<p>Yunanlı tarihçi Diodorus’a göre bahçeler yaklaşık 120 metre genişlikte ve 120 metre uzunluğunda ve 25 metre yüksekliğindeydi. İstilalar yüzünden sönmeye başlayan şehir, özellikle Pers Kralı Keyhüsrev’in Babil’i fethetmesinden sonra sönmeye başlamış, M.S. 5 ve 6. yüzyıllarda kumlara gömülmüş ve bir kum dağı haline gelmiştir. Bu şehrin, içindeki tapınakların ve asma bahçelerin kalıntıları ancak 20. yüzyılda yapılan kazılarla meydana çıkarılabilmiştir.</p>
<p><b>…İkinci Kaynak…</b> </p>
<p>Teraslar, egzotik bitkiler ve hayvanlar, şelâleler, balkonlardan sarkan sarmaşıklar ile Babil’in asma bahçeleri epey sefahat düşkünü bir yer gibi duruyor değil mi? Hatta biraz gerçek üstü. Çok normal, çünkü Bağdat’ın 50 km güneyinde olması gereken bu yerin Yunan şairlerin yarattığı hayali bir mekan olması kuvvetle muhtemel.</p>
<p>Mezopotamya’nın liderlerinden 2. Nebuchadnezzar’ın milattan önce 600’lerde inşaa ettirdiği söyleniyor. Bunu söyleyenler de Yunanlılar. Mezopotamya buluntularında bu bahçenin tanımına uyan kalıntılara (teraslar olmaya müsait 25 metrelik duvarlar örneğin) rastlansa da böyle bir bahçeden söz eden tek bir satır bile yok. Bahçe hakkında en iddialı konuşan tarihçiler bile asla var olmamasının da büyük bir ihtimal olduğunu kabul ediyor. Söylenen o ki Büyük İskender’in askerleri, Babil’i pek bir ballandıra ballandıra anlatmışlar, sonunda da böyle bir efsane doğmuş. Söylencelerin, bahçeleri çeviren duvarların 80 kilometre uzunlukta, 100 metre yükseklikte ve 30 metre genişlikte olduğuna kadar gitmesi epey bir sürmüştür sanırız.</p>
<p>Babil’in çorak Mezopotamya çölünün ortasında, ağaçlar, akan sular ve egzotik bitkilerin bulunduğu çok katlı bir bahçedir. Coğrafyacı Strabo’nun 1. yüzyıldaki tanımına göre: “Bahçeler birbiri üzerinde yükselen kübik direklerden oluşuyordu. Bunların içleri çukurdu ve büyük bitkilerin ve ağaçların yetişebilmesi için toprakla doldurulmuştu. Kubbeler, sütunlar ve taraçalar pişmiş tuğla ve asfalttan yapılmıştı. Yüksekteki bahçeleri sulamak için [[Fırat Nehri]]’nden zincir pompalarla su yukarılara çıkarılıyordu. Bu şekilde üst seviyelere taşınan su, bahçeleri sulayarak teraslardan aşağıya doğru akıyordu” Milattan önce 7. yüzyılda Babilonya kralı Nebukadnezar tarafından yaptırılmıştır. Söylentiye göre Nebukadnezar bu yapıyı sıla hasreti çeken karısı Semiramis için yaptırmıştır. Semiramis Medes kralının kızıdır. Söylentiye göre Mezopotamyanın düz ve sıcak ortamı onu bunalıma itmiş, kral da karısının hasretini sona erdirmek için yapay dağların olduğu, suların aktığı yemyeşil bir bahçe yaptırmıştır. Bu yüzden bazen Semiramis’in asma bahçeleri olarak da anılır.)</p>
<p>Babil’in asma bahçelerinin günümüze gelen kesin izleri yoktur. Fakat, bölgede araştırma yapan arkeologlar, Babil’deki sarayın kuzeydoğusunda görünüşü garip olan temel ve tonozlar buldular. Bunların Babil’in Asma Bahçelerine ait olduğu düşünülmektedir. Babil’in Asma Bahçeleri, klasik yazarlar tarafından ayrıntılı bir şekilde tanımlanmıştır. Günümüzde bu tanımlara göre çizilen resimler bulunmaktadır. Küçükken sandığımız gibi bu efsanevi bahçeler bir yerlere asılı fidan değildir, sadece sütunlarla desteklenen taraçalar üzerinde kurulmuştur.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.sohbetbaz.net/babilin-asma-bahceleri-494.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>
