- ANA SAYFA -



..:: KOMİK HABERLER, KOMİK OLAYLAR::..

SAYFANIN DEVAMI »    [1]    [2]    [3]    [4]    [5]    [6]




:) SEYAHAT NASILDI?
     Hava taşımacılığının ilk yıllarında insanlar uçağa binmekten korktuğu için bir türlü istenen yolcu sayısına ulaşılamıyormuş.
     Bir şirketin promosyon sorumlusu uçaklarında seyahat eden is adamlarına birer mektup göndererek, eğer o hafta rezervasyon yaptırırlarsa bundan sonraki ilk beş seyahatlerinde eslerinden para alınmayacağını bildirmiş. Bunun üzerine epeyce başvuru olmuş doğal olarak.
     Şirket kampanya sona erdikten sonra bu kez işadamlarının eslerine birer mektup göndererek, seyahatlerinden memnun olup olmadıklarını sormuş. Ancak mektup gönderilen kadınların yüzde doksanından şu yanıt gelmiş:
     "Ne seyahati??"
     
     




:) TUZLU KAHVE
     Kiza bir partide rastlamisti.. Harika birseydi. O gün pesinde o kadar delikanli vardi ki.. Partinin sonunda kizi kahve içmeye davet etti.
     Kiz parti boyu dikkatini çekmeyen oglanin davetine sasirdi, ama tam bir kibarlik gösterisi yaparak kabul etti. Hemen kösedeki sirin kafeye oturdular. Delikanli öyle heyecanliydi ki, kalbinin çarpmasindan konusamiyordu. Onun bu hali kizin da huzurunu kaçirdi.. "Ben artik gideyim" demeye hazirlanirken, delikanli birden garsonu çagirdi..
     "Bana biraz tuz getirir misiniz" dedi.. "Kahveme koymak için.."
     Yan masalardan bile saskin yüzler delikanliya bakti..
     Kahveye tuz!..
     Delikanli kipkirmizi oldu utançtan, ama tuzu kahvesine döktü ve içmeye basladi. Kiz, merakla "Garip bir agiz tadiniz var" dedi..
     Delikanli anlatti:
     "Çocukken deniz kenarinda yasardik. Hep deniz kenarinda ve denizde oynardim. Denizin tuzlu suyunun tadi agzimdan hiç eksilmedi. Bu tatla büyüdüm ben.. Bu tadi çok sevdim. Kahveme tuz koymam bundan. Ne zaman o tuzlu tadi dilimde hissetsem, çocuklugumu, deniz kenarindaki evimizi ve mutlu ailemi hatirliyorum. . Annemle babam hala o deniz kenarinda oturuyorlar.. Onlari ve evimi öyle özlüyorum ki.."
     Bunlari söylerken gözleri nemlenmisti delikanlinin.. Kiz dinlediklerinden çok duygulanmisti.
     Içini bu kadar samimi döken, evini, ailesini bu kadar özleyen bir adam, evi, aileyi seven biri olmaliydi. Evini düsünen, evini arayan, evini sakinan biri.. Ev duyusu olan biri..
     Kiz da konusmaya basladi.. Onun da evi uzaklardaydi.. Çocuklugu gibi.. O da ailesini anlatti. Çok sirin bir sohbet olmustu.. Tatli ve sicak.. Ve de bu sohbet öykümüzün harikulade güzel baslangici olmustu tabii.. Bulusmaya devam ettiler ve her güzel öyküde oldugu gibi, prenses, prensle evlendi. Ve de sonuna kadar çok mutlu yasadilar. Prenses ne zaman kahve yapsa prensine içine bir kasik tuz koydu, hayat boyu.. Onun böyle sevdigini biliyordu çünkü.. 40 yil sonra, adam dünyaya veda etti.
     "Ölümümden sonra aç" diye bir mektup birakmisti sevgili karisina.. Söyle diyordu, satirlarinda..
     "Sevgilim, bir tanem..
     Lütfen beni affet. Bütün hayatimizi bir yalan üzerine kurdugum için beni affet. Sana hayatimda bir tek kere yalan söyledim.. Tuzlu kahvede.. Ilk bulustugumuz günü hatirliyor musun?.Öyle heyecanli ve gergindim ki, seker diyecekken 'Tuz' çikti agzimdan.. Sen ve herkes bana bakarken, degistirmeye o kadar utandim ki, yalanla devam ettim. Bu yalanin bizim iliskimizin temeli olacagi hiç aklima gelmemisti. Sana gerçegi anlatmayi defalarca düsündüm. Ama her defasinda korkudan vazgeçtim.
     Simdi ölüyorum ve artik korkmam için hiçbir sebep yok.. Iste gerçek.. Ben tuzlu kahve sevmem. O garip ve rezil bir tat.. Ama seni tanidigim andan itibaren bu rezil kahveyi içtim. Hem de zerre pismanlik duymadan. Seninle olmak hayatimin en büyük mutlulugu idi ve ben bu mutlulugu tuzlu kahveye borçluydum. Dünyaya bir daha gelsem, herseyi yeniden yasamak, seni yeniden tanimak ve bütün hayatimi yeniden seninle geçirmek isterim, ikinci bir hayat boyu daha tuzlu kahve içmek zorunda kalsam da.."
     Yasli kadinin gözyaslari mektubu sirilsiklam islatti.
     Lafi açildiginda birgün biri, kadina "Tuzlu kahve nasil bir sey" diye soracak oldu..
     Gözleri nemlendi kadinin..
     "Çok tatli!.." dedi..
     




:) TÜRK YALANLARI
     •  Kalsaydiniz biseyler yerdik...
•  Vallaha sarida geçtim memur bey...
•  Kazanmak önemli diil mühim olan yarismaya katilmakti...
•  Dünya ahiret bacimsin...
•  Suan 65 milyon bizi izliyor...
•  Bu son sigaram...
•  Bütün kadinlar güzeldir...
•  Iki saat kapida bekledim, açan olmadi...
•  Seni düsünmekten bütün gece gözüme uyku girmedi...
•  Sen bi de beni gençligimde görecektin...
•  Aglamiyorum... Gözüme bisey kaçti...
•  Yemezsen arkandan aglar...
•  Seni leylekler getirdi yavrum...
•  Aksama erken gelicem...
•  Bu aldigim en güzel hediye...
•  Bi oturusta iki büyük deviririm...
•  Hepimiz birimiz, birimiz hepimiz için...
•  Agzima sigara sürmedim...
•  Ben almiyim rejimdeyim...
•  Eee ne zaman gidiyoruz içmeye?...
•  Kadinlar en çok kel erkeklerden hoslanir...
•  Isim bitsin ben seni ararim...
•  Bir kez olsun yüzüm gülmedi...
•  Hayatimda hiç ilaç almadim...
•  Ihraç fazlasi bunlar...
•  O elinizdeki tek kaldi, baska yok...
•  Bi'tanem...
•  Seni Seviyorum...
•  Beni seçerseniz size...
•  Ben de tam seni arayacaktim...
•  Bi sey olmaz...
•  Ben eski yüzücülerdenim...
•  Bizi davet ettiler ama gitmedik...
•  Valla bu size çok yakisti...
•  Senin annen bir melekti yavrum...
•  Bana yan bakan daha anasinin karnindan dogmadi...
•  Merak etme hayatim sekreterimi görsen çok çirkin....
•  Büyük ikramiyeyi kazanmak istemiyorum önemli olan alin teri...
•  Merhaba karicim, mesai yeni bitti de...
•  Üzülme sevgilim evlenince anneni yanimiza aliriz...
•  Evi bosaltin! Almanya'dan oglum geliyor...
•  Iki gözüm önüme aksin ki...
•  Kilolarimla barisigim ben böyle mutluyum!
•  Formu doldurun biz sizi arariz
•  Bu sene üniversite sorulari çok basitti, keske sinava girseydim...
•  Ben her bahar asik olurum...
•  Gerçek aski sende buldum...
•  2 saat bekledim...Gelmedin!
•  Üsüyosan ceketimi alabilirsiniz...
•  Seni anliyorum.
•  Hatirasi var, bunu sana veremem...
•  Arkasindan degil, burda olsa yüzüne de söylerim
•  Her bedene uyar bu...
•  Gol atmayi sevmiyorum.Asist yapmak daha çok hosuma gidiyor.
•  Senin eline kimse su dökemez..
•  Ögretmenin vurdugu yerde gül biter
•  Söyle bir arabam olsun milyarlarca borcum olsun...
•  Benim için önemli olan ruh güzelligi
•  Hediye olmasa inan verirdim.
•  Bi arkadasa bakip çikicam, istersen kimlik birakayim...
•  Mektup gelmedi mi? Ama ben kendi elimle postaya attim...
•  Belki biraz sikti ama hiç merak etmeyin kullandikça açilir...
•  Kitaplarima bir daha bakayim ama kitabi sana verdigimden eminim...
•  Onun için biseyler yapmayi çok isterdim... Ama malesef...
•  Elimden bisey gelmez...
•  Sensizlik canima tak etti...
•  Ben hiç yalan söylemem
•  Aksam elektrikler kesildi, dersimi yapamadim...
•  Bunun garantisi biziz abi...
•  Telefon sehirlerarasina kapali
•  Ben zaten böyle olaccgini biliyordum...
•  Bi kereden bisey olmaz.
•  Biz sadece arkadasiz.
•  Kuran çarpsin bu son sigaram
•  Son biletler bunlar
•  Hiç acitmayacak.
•  Daha önce hiç kimseyi böylesine sevmemistim.
•  Sizin mutlulugunuz bizim mutlulugumuz...
•  Sayisaldan para çiksa, önce kimsesiz çocuklara sonra da yaslilara bagislarim...
•  Haaa bi de okul yaptiriyim...
•  Abi kizi görücen bi içim su...
•  Adem Bey su an toplantida... Kim ariyodu?
•  Sizden iyi olmasin bi arkadasim vardi...
•  Kuru ekmek bana yeter... Yeter ki huzurum yerinde olsun...
•  Dis transferleri 15 gün içinde bitiricez....
•  Aradim... Çaldi çaldi açan olmadi...
•  Dünyanin en mutlu çifti olucaz...
•  Devletimiz güçlüdür..........
•  Failleri en kisa zamanda yakalanacak......
•  Enflasyon düsecek.......
•  Bu kis komünizm gelecek.......
•  Memuru enflasyona ezdirmeyecegiz......
•  Bu konuda elimizden geleni yapiyoruz......
•  Benim isçim, benim köylüm, benim memurum...
     
     




:) BUNLARI BİLİYOR MUSUNUZ?
     1. Suudi Arabistan'da bir kadın kocasına kahve yapmazsa bu boşanma nedenidir.
     2. Bir köpekbalığı 100 milyon damla deniz suyu içindeki bir damla kanı hissedebilir.
     3. Bir fare bir deveye oranla daha uzun süre susuzluğa dayanabilir.
     4. i harfinin üzerindeki noktaya Ingilizler "Dedikodu" derler.
     5. Bir bardak taze şampanyanın içine bir kuru üzüm atarsanız üzüm asansör gibi bardağın altından üstüne üstünden altına sürekli dolaşır.
     6. Eğer ağzımıza attığımız bir şeye tükürüğümüz değmezse onun tadını anlayamayız.
     7. Zürafa kulağını 53 santim uzunluğundaki dili ile temizler.
     8. Her insanın dilinin izi de parmak izi gibi farklıdır.
     9. Einstein 9 yaşına kadar düzgün konuşamamıştır. Ailesi onun özürlü olduğunu düşünmüştür.
     10. Kağıt para sanıldığı gibi kağıttan değil pamuktan yapılır.
     11. Birçok ruj çeşidi balık pulu içerir.
     12. Donald Duck çizgi filmleri Finlandiya'da yasaklanmıştır. Nedeni kahramanların don giymemesidir.
     




:) TEPKİLER
     Klasik tepki: "Sıraya geç kardeşim."
     Neoklasik tepki: "Şeker kardeşiim sıraya geçiver."
     Realist tepki: "Sıra var."
     Sürrealist tepki: "Sallandıracaksın bunlardan ikisini Kızılay'da bak bir daha yapabiliyorlar mı?"
     Romantik tepki: "Beyefendi galiba sırayı görmediniz."
     Modern tepki: "Efendim insanımız eğitimsiz. Halbuki Avrupa'da..."
     Postmodern tepki: "Sırana geç lan ayı!"
     Uzlaşımcı tepki: "Acelesi olmasa öne geçmezdi, üzmeyin garibi..."
     Devrimci tepki: "Altyapı sorunları çözülmeden halkımız sıraya geçmez. Devrim olunca herkes hizaya gelecek."
     Kaderci tepki: "İki dakika fazla beklesek kıyamet mi kopar? Kısmetse hepimizin işi görülür."
     Felsefeci (septik kuşkucu) tepki: "Ön ve arka kavramları görecelidir. O tarafın ön taraf olduğuna kim karar verdi? Öne geçtiğini zanneden, aslında arkaya geçmiş olabilir."
     Kantçı tepki: "Efendim, algılanmayan şeyler yok demektir. Bakmayın o tarafa, adam yok olur."
     Kötümser varoluşçu tepki: "Herkes bir gün ölecek. Onurlu bir şekilde bekleyin. Bir gün o adam da ölecek."
     İyimser varoluşcu tepki: "Sıkmayın canınızı, şu anın tadını çıkarmaya çalışın. Bakın ne güzel hayattasınız ve birileri önünüze geçebiliyor."
     Hümanist tepki: "İnsanlık bir bütündür. Birimiz hepimiz, hepimiz birimiz için. Dolayısıyla birimiz öne geçince, aslında hepimiz öne geçmiş oluyoruz."
     




:) TÜKETİCİ ŞİKAYETLERİ
     Beyaz esya üreticisi firmalarin isinin en zor oldugu ülkelerden biri Türkiye. Çünkü kullanim kilavuzunu rafa kaldiran bazi tüketiciler hayal gücünün sinirlarini zorlayarak ürünleri bambaska amaçlarla kullaniyor.
     - Erzincan'da asiri sicaklardan bunalan bir ev hanimi raflarini çikardigi buzdolabinin içine minder koyarak oturmus. Kapisi açik kalan buzdolabinin kompresörü bozulunca "Iyi sogutmuyor" diyerek üründen sikâyetçi olmus.
     - Diyarbakir'da fritöz alan bir müsteri, ürünün ilk kullanimda eridigini görünce Arçelik bayiinin yolunu tutmus. Büyük bir hirs ile içeri giren müsteri, elindeki erimis fritözü göstererek kendisine arizali mal satildigini söylemis. Fritözü gören satis görevlisi nasil kullandigini sorunca adam anlatmis; "Ocagi yaktim, fritözü üzerine koydum. Içine yag koydum. Ama yanmaya, erimeye basladi." Satis görevlileri müsteriyi kusur kendisinde oldugu için ürünü degistiremeyeceklerine ikna etmekte oldukça zorlanmis.
     - Bulasik makinesi her ise yarar Servis elemanlari Türkiye'nin dört bir yanindan gelen "Bulasik makinem tabaklari, bardaklari çiziyor yada su bosaltmiyor" sikâyetlerini incelemek için gittikleri evlerde müsterilerin ispanak,lahana gibi yikanmasi zor sebzeleri bulasik makinesinde yikadiklarini, hatta salça yapmak için domatesleri bulasik makinesinde yumusatanlar oldugunu görünce soke olmuslar. Sebzelerdeki kumun, su çikis borularini tikadigi ya da makinenin içinde kalarak bulasiklari çizdigi, bunun da arizaya yol açtigi ortaya çikmis.
     - Mersin'de son model bir ütü alan tüketici, elektrikler kesilip isi yarim kalinca elektriksiz ütü yapmanin yöntemini kesfetmis! Ütüyü ocakta isitarak isine devam etmek isteyen ev hanimi, ütünün gövdesinin yanmasi üzerine bayiye basvurarak, ütünün degistirilmesini istemis.
     - Sanliurfa'da bir müsteri, satin aldigi mikrodalga firinda yumurta kaynatmayi denemis. Deneme basinç nedeniyle yumurtanin patlamasiyla sona ermis. Mikrodalga firinin infilak etmemesi sans olarak degerlendirilirken müsteri, "Yumurta bile kaynatamiyor. Bu firini ne yapayim? Parami geri verin" diyerek bayiye firini iade etmeye kalkmis.
     - Mersin'de firinin içinde elbisesinin yandigini söyleyen bir müsteri teknik servisi çagirmis. Elbisenin yanarak firinin içine yapismasindan mustarip tüketiciye, firininda sadece yemek pisirmesi önerilmis. Firinin içinde çamasir kurutma vakalarina siklikla rastlayan servis elemanlari ayrica çok sayida beyaz esya sahibinin firinlarinin içini mutfak dolabi olarak da kullandigina tanik olmus. Içinde unutulan seker, elbezi, mutfak önlügü gibi malzemelerin yanmasi sonucu firinlarin kullanilamaz hale geldigi belirlenmis.
     - Diyarbakir'da ise buzdolabinin içini aydinlatan isigi yetersiz bulan bir vatandas, içine birkaç mum yerlestirerek kendince sorunu çözmüs. Ancak mum buzdolabinin tavan kismini yakinca üründen sikâyetçi olmayi ihmal etmemis
     - Istanbul'daki bir müsteri de kettle'inin (su kaynatici) eridigi sikâyeti ile servise basvurmus. Kettle'in elektrik ile çalistigini bilmeyen müsterinin ocagin üzerine su isiticisini koyarak suyu isitmaya çalistigi anlasilmis. Ocaktaki atesin erittigi kettle'in yenisi ile degistirilmesinde müsteri çok israrci olmus. Istanbul'daki baska bir müsteri de elektrikli karistiriciyi tencerenin içinden çikarmadan yemek pisirmis. Alet eriyince de sikayetçi olmus.
     - Güneydogu Anadolu Bölgesi'ndeki tüketici toplantisinda bir kisi, buzdolaplarinin sebzeliklerinin daha büyük olmasi gerektigini söylemis. Bu talebinin nedeni soruldugunda, "Yaz aylari çok sicak geçiyor. Ayakkabilarimizi içine koyup sogutuyoruz. Sebzelikler büyük olursa daha çok ayakkabi sogutabiliriz" yanitini vermis.
     - Elazig'in Maden ilçesinde magarada oturan bir vatandas, asiri sicaklardan bunalarak klima almis. Magarada elektrik bulunmamasi nedeniyle disardan kaçak elektrik çekmis. Yetersiz olan elektrik klimanin performansini bozunca tüketici, klimanin randimani düsük diye sikâyette bulunmus
     




:) DÜRÜST ADAMIN SONU
     Herkesin hirsiz oldugu bir ülke varmis" diye baslar Italo Calvino'nun "Kara Koyun" adli öyküsü.
     Ama istisnasiz herkesin. Gece olunca, insanlar maymuncuklarini ve fenerlerini yanina alir ve komsusunun evini soymaya gider. Gün dogarken geri döndüklerinde yüklerini almislardir. Ama her seferinde kendi evlerini de soyulmus bulurlar. Italo Calvino'nun Numbers in Darkness adli eserinde geçer bu öykü. Ülkede herkes çok mutludur, kimse kaybetmez,çünkü herkes birbirinden çalar ve bu dolasim, son kisi ilk kisiden çalana kadar sürer. Bir gün, nasil olmussa, dürüst bir adam ortaya çikar. Gece oldugunda, çanta ve fenerle disari çikmaktansa evinde kalip roman okumayi tercih eder.
     Hirsizlar geldiginde ise evde isik yandigini görüp soymak için içeri girmezler.Ve bu durum bir süre devam edince, ahali bir konunun açikliga kavusmasini ister: "Çalismadan yasamaksenin tercihin, ama baskalarini bir sey yapmaktan alikoymaya hakkin yok." Bunun üzerine dürüst adam, geceleri evinden çikar, fakat hiçbir sey çalmaz. Döndügü zaman evini hep soyulmus bulur.
     Ve bir haftadan daha az bir sürede, yiyecek tek bir seyi kalmaz. Dürüst adam soygun yapmadigi için soyulmayanlar digerlerine göre daha zenginlesmekte ve artik çalmak istememektedir. Dahasi, dürüst adamin evi de artik bombos oldugu için o evi soymaya gidenler de yoksullasmaktadir. Zenginler, kendileri için soygun yapmak üzere maasli hirsizlar tutmaya baslar.
     Zengin fakir ayrimi giderek çogalir. Zenginler mallarini korumak için polis teskilati ve hapishane de kurarlar. Birkaç yil geçtikten sonra, artik kimse soymaktan ve soyulmaktan söz etmemektedir, sadece zengin ve yoksul vardir; Ama hâlâ hirsizlik yapmaktadirlar.
     Tek dürüst adam ise daha isin basinda açliktan ölmüstür.
     




:) KIZLAR NE ZAMAN BIRAKILMALI
     Bazı şeyler artık bana yetmiyo (Bırak)
     Annem seninle tanışmak istiyo (Bırak)
     Babam seninle tanışmak istiyor (Bırak)
     Kendimi asmak istiyorum (Bırak)
     Bu gün kendimi yorgun hissediyorum (Bırak)
     Uçur beni (Bırak)
     Hadi yiğidim aslanım kalem kaşlım (Hemennnnnn)
     Yaa bu ayki Tel faturamı sen ödesen (Düşünme bile)
     Pelin in erkek arkadaşının arabasını gördün mü (Neee bırak tabi)
     Bendemi o kıyafetten alsam (Koşarak uzaklaş)
     Sinemamı olmaz ya günümüzü sinema ile berbat etmiyelim ama sen bilirsin (Bırak bırak bırakmakla kalma tokat at)
     Evlenirsek ben ütü ve çamaşır olayına girmem (Bırak imkanın, varsa kafa at yere düşerse tekme ile devam et)
     Ayyy bu kıyafet sana hiç yakışmamışşşşşş (Sus ve başka bir tarafa doğru ıslık çalarak yürümeye başla)
     Şakaların batıyoooooooooooo (Uçan tekme at)
     Diş etlerimde iltihaplanma çıktı öpüşmeyelim bir süre olurmu hayatım (Döner tekme at midesine)
     Cep telefonunu çaldırır kapatırsa (Polis karakoluna yönlendir, bırak)
     Hayatım ben makyajımı yapıp aşagıya inicem diyip 2 saat gecikiyosa (Gözüne parmağını sok)
     Burnumu biraz kaldırsam mı (Kulağını ısır)
     Siz erkekler futboldan ne anlıyorsunuz (Koşarak omuz at)
     Özür dilerim geciktim (Sopa varsa etrafta sopa ile kovala yoksa taş bul gerisini bırak içindeki hayvan bitirsin)
     Komik ayakkabılar giyiyorsa (Ben karışmıyorum bu kısma isteyen istediğini yapsın)
     Eski erkek arkadaşımla bir yemek yesem ne olurki hem bana önemli bir sey söliyecekmiş çok merak ettim (Son sözlerin mi, mezartaşı için biraz uzun oldu da...)
     Başkalarının hikayelerini dinleyipte siz erkekler çok hayvansınız derse (Kafa göz dal ben suçu üzerime alırım)
     Evlenince ben senin ayağına basıcam (Öyle bir tokat atki Allahı şaşsın)
     Şu anda seninle konuşamam evde misafirler var (Dürbünlü tüfekle vur 250 metreden)
     Ay sıkıldım çıkalım bu filmden (Patlamış mısırların hepsini zorla yedir)
     Sevgililer gününde sana ayı alırsa (Kafaderisi kemerini süslesin veya postu şömineni)
     Hayır o arkadaşınla görüşmeni istemiyorum (!!!!!!)
     Ağzı açık yemek yediği zaman (Masayı fırlat sandalyeyi kır kafasında)
     ALO KOCACIM NABER (!!!!evlenmeden hele aman amannnnnnnnn. bırak bırak hatta bırakma kaç.....)
     




:) ESKİ SEVGİLİLER, KÖPEK YÜZÜNDEN MAHKEMELİK OLDU
     Fransa'da bir kişi, ayrıldığı sevgilisinden ''Mozart'' adlı köpeği geri alabilmek için mahkemeye başvurdu.
     Liberation gazetesinin haberine göre, Fransa'nın Vichy kentinde görülen davada, Sevgililer Günü'nde kız arkadaşına hediye olarak verdiği ve ''çocuğu gibi'' gördüğü köpeği geri almak isteyen Gilles adlı kişi, köpeğini, sevgilisinden ayrıldığından bu yana göremediğini kaydetti.
     Gilles'in 6 yıl beraber olduğu Valerie ise 5 yaşındaki köpeğin kendisine hediye olarak verildiğini belirterek, ''Verilen hediye sonsuza dek hediye olarak kalır'' dedi.
     Mahkemenin, davayla ilgili kararı iki hafta içinde vereceği kaydedildi.
     




:) PENGUENLERİN ÖYKÜSÜ
     * Antartika 'da uzun kutup gecesi gunesin ufuktan yukselmesiyle biter ve alti ay surecek gunduz baslar.
     * Cok gecmeden smokinlerini giymis penguen suruleri , kisa bacaklari uzerinde hoplayarak ilerlemeye baslar. Onlerinde yurumeleri gereken yuzlerce kilometre buzlu yol vardir.
     * Ve onlar 1 adimda yalnizca 10 cm ilerleyebilir.
     * Ama dakikada 120 adim atarlar.
     * Yurumekten yorulunca da beyaz gogusleri uzerine yatip bacaklarini bir kurek gibi kullanarak kizakla kayar gibi yol alirlar.
     * Hedeflerine varinca bir cukur kazarlar * Cevresine tastan bir duvarcik cevirirler * Ve cukurun icine girerek beklemeye baslarlar.
     * BEKLEDIKLERI SUDUR: gunesin kendilerine erkek yada disi olduklarini bildirmesi. O zamana kadar cinsiyetlerinden haberleri yoktur.
     * Gunes isigi , cinsiyet bezlerini harekete gecirir. Ve hormonlardan biri daha fazla salgilanmaya baslar. Cinsiyetlerinin ne oldugunu ancak o zaman anlarlar.
     * Eger disiyse cukurda kalir, ama erkekse yapacak cok isi vardir.
     * Penguen geleneklerine gore , gagasina bir tas alarak torenle disinin onune koyar. Oralarda tas cok nadir oldugundan bundan daha mukemmel bir dugun hediyesi yoktur. Sayet disi tasi kaldirir ve egilip kalkarsa erkek disiyi tavlamistir.
     * Fakat tas oldugu yerde kalirsa erkek penguen baska bir kiz arar.
     * Bazen iki erkegin ayni disiye goz koyduklari olur. Bu durumda taslari bir kenara birakip birbirlerinin uzerine atilirlar. Kanatlariyla birbirlerine dakikada tam 200 tokat atarlar.
     * Arada durup dinlenme kuralida olan dovus , taraflardan biri yorulup cekilinceye dek surer. Bu dovuslerde yasamini yitiren olmamistir.
     * Erkeklerle disi birbirini bulduktan sonra yorulmak bilmeden tas biriktirme isine baslarlar. Isin kolayini secen penguenler komsularinin tas kumelerinden tas calarlar. Yakalaninca da kendilerini savunmaya gerek gormeden cezalarini cekerler.
     * Gunes isinlari penguenleri daha cok isitmaya baslayinca ask oyunlari baslar. Bazi ciftler saatlerce karsilikli olarak egilip kalkarlar. Bazilari ise baslarini saga sola dondurup kendilerini begendirmeye calisirlar.
     * Disi yumurtladiktan sonra yuvadan ayrilamaz. Cunku iri martilar yumurta ve yavrular icin buyuk bir tehlikedir. Kulucka suresince anne ve baba yemek bile yemezler. Ancak yavrular ciktiktan sonra baba penguen balik tutmaya gidebilir. Yuruyemeyecek duruma gelene kadar midesini doldurur. Yuvada gagasini ardina kadar acarak yavrulari besler.
     * Yavrular on dort gunluk olunca cocuk bahcesine gonderilirler.20 kadar nine ve dede penguen burada 120 ciftin yavrularinin bakimini uslenmislerdir. Anne ve baba penguenler yiyecek bulurlar ve ayrim yapmaksizin tum yavrulari beslerler.
     * Yuzmek penguenlerin en buyuk zevklerinden biridir. Penguenler yuzmeyi bu denli sevseler de hicbiri denize ilk giren olmak istemez. Yuzlercesi kiyiya toplanir kanat cirparak birbirlerini suya itmeye calisirlar.
     * Bu kayginin nedeni fok baliklaridir.
     * Yavru penguenler yeterince buyuyunce yuzme dersleri almaya baslarlar. Bu is yine nine ve dedelere duser. Bir suru yavruyu yanlarina alarak deniz kenarina goturur ve yuzme sanatinin inceliklerini bir bir ogretirler.
     * Mart ayi gelinceye kadar , yuzmeyi , dalmayi , balik tutmayi , yurumeyi kisacasi bir penguenin bilmesi gereken her seyi ogrenmis olurlar.
     * Cok gecmeden Antarktika yazi sona erer. Kisin gelisiyle penguenlerin cinsel guduleri de soner. Artik penguenler icin kisi gecirecekleri yerlere yurume zamani gelmistir.
     * Yuz binlerce penguenden olusmus suru , gurultuyle yol aldikca ,arkada biraktiklari kiyi alti ayligina sessizlige ve karanliga gomulur.
     




:) Hazır cevap ünlüler
     Sokrates...
     Filozof Sokrates ve esi bir turlu iyi gecinemezlermis. Bir gun esi Sokrates'e verip veristirmis, agzina geleni soylemis. Bakmis kocasi hicbir tepki gostermiyor, bir kova suyu alip basindan asagi bosaltmis.
     Sokrates: "Bu kadar gök gurultusunden sonra bir sagnak zaten bekliyordum" demis.
     
     Shaw ve Churchill...
     Bernard Shaw ile Churchill hic gecinemez ve sik sik birbirlerini ignelermis. Bernard Shaw, oyununun ilk gecesinde, oyuna Churchill'i davet etmiş ve iki davetiyeye de bir pusula ilistirmis:
     "Size iki davetiye gonderiyorum. Bir dostunuzu alip gelebilirsiniz.
     Tabii dostunuz varsa."
     Churchill lâfın altında kalır mi, hemen cevap gondermis:
     "Maalesef o gece baska bir yere soz verdigim icin oyununuzu seyretmeye gelemeyecegim. Ikinci gece gelebilirim, tabii oyununuz ikinci gece oynarsa."
     
     Eflatun...
     Bir gun Eflatun, talebelerinden birini kumar oynarken yakalamis ve siddetle azarlamis. Talebesi:
     "Iyi ama ben cok az bir parasina oynuyordum" diye itiraz edecek olunca Eflatun cevap vermis:
     "Ben seni kaybettigin para icin degil, kaybettigin zaman icin azarliyorum."
     
     Yavuz Sultan Selim, bircok Osmanli padisah gibi sefere cikacagi yerleri gizli tutarmis. Bir sefer hazirliginda, vezirlerinden biri israrla seferin yapilacagi ulkeyi sorunca,
     Yavuz ona:
     - Sen sir saklamayi bilir misin? diye sormus. Vezir:
     - Evet hunkarim, bilirim dediginde, Yavuz cevabi yapistirmis:
     - Bende bilirim.
     
     Sultan Alparslan 27 bin askeriyle bizans topraklarinda ilerlerken, kesfe gonderdigi askerlerden biri huzuruna gelip telasla:
     - 300 bin kisilik dusman ordusu bize dogru yaklasiyor, der.
     Alparslan hic onemsemeyerek soyle der:
     - Bizde onlara yaklasiyoruz.
     
     Bir filozofa sormuslar:
     "Şansa inanir misiniz?" Filozof :
     "Evet, yoksa sevmedigim insanlarin basarisini neyle aciklardim."
     




:) FIRINA SAKLANAN HAVAİ FİŞEKLERLE MUTFAĞI HAVAYA UÇURDU
     Sarhoş bir Amerikalı, fırına saklanan havai fişekleri unutup fırında lazanya pişirmeye kalkınca, tüm mutfağın havaya uçmasına neden oldu.
     Olay, Montana eyaletinin Kansas City kentinde 4 Temmuz ABD bağımsızlık bayramı öncesinde cereyan etti.
     Evinin bahçesinde parti düzenleyen 28 yaşındaki Amerikalı ve arkadaşları, fazla miktarda alkol alarak sarhoş olduktan sonra havai fişek patlatmaya başladı. Gürültünün geç saatlere kadar devam etmesinden rahatsız olan komşuların polis çağırması üzerine, gruptaki gençlerden biri havai fişeklerin bir bölümünü mutfaktaki fırına sakladı.
     Partinin dağılmasından sonra gece saat 03.00'te karnı acıkan ev sahibi, buzdolabından çıkardığı lazanyayı fırına yerleştirdi ve ateşleme düğmesine bastı.
     İtfaiye yetkilileri, kısa süre sonra meydana gelen patlamada tüm mutfağın havaya uçtuğunu, fırının ise bahçeye fırladığını belirtti.
     Olayda, kırılan camlarla yaralanan ev sahibinin dışında ölen ya da yaralanan olmadığı ifade edildi.
     




:) Adolph ve Rudolph'un öyküsü
     İkinci Dünya Savasi'nin hemen öncesinde Almanya'da bir kasabada iki kardes ayakkabi yapip satmak üzere bir atölye açarlar; Adolph ve Rudolph Dassler.
     Savas sonrasi Adolph, Rudolph'a artik birlikte çalismak istemedigini, kendine ayri imalathane açacagini söyler. Rudolph saskindir. Ufacik kasabada iki kardes ayri imalathanelerde rekabet edeceklerdir.
     Kardesine bunun mantikli olmayacagini, bu ufak kasabada zaten insanlarin sayili ayakkabi satin aldiklarini, ikisinin birden iflas edecegini söylese de Adolph bu uyariyi dikkate almaz ve kendine yeni bir ayakkabi imalathanesi açar.
     Gerçekten de aralarinda kiyasiya bir rekabet baslar. Rekabetleri dogduklari kasaba sinirlarini dahi asar. Iki kardes ayrildiktan sonra birbirlerine küsmüslerdir ve Adolph 1978 yilinda öldügünde tam 29 yildır darginlardir.
     Bugün iki firmanin genel merkezi de bu ufak kasaba Herzogenerauch'tadir. Adolph Dassler'in ayakkabi sirketinin adi ADIDAS, Rudolph'un ki ise PUMA'dir.
     




:) Yeni atasözleri
     - ak akçe kara para aklamak içindir!
     - gülü seven dikenine epilasyon yaptırır!
     - üzüm üzüme baka baka solarium!
     - kızını dövmeyen karısıyla yetinir!
     - erken öten horozu yazı dizisi yaparlar!
     - bal tutan parmağını özelleştirir!
     - nerde YÖK'lük orda bok'luk!
     - insan insanın imajmaker'ıdır!
     - öfkeyle kalkan reality show oturur!
     - kaz gelecek yerden enkaz esirgenmez!
     - tatlı dil milli irade'yi deliğinden çıkarır!
     - akılsız başın cezasını tetikçi çeker!
     - bir fincan nescafe'nin hatırı bir gecelik'tir!
     - garip kuşun yuvasını veli göçer yapar!
     - ucuz etin yahnisi sürümden kazandırır!
     - sabreden derviş anılarını yazmış!
     - bir elin nesi var iki elin kelepçesi var!
     - adalet mülkün temel içgüdüsüdür!
     - her misyon komisyona tabiidir!
     - denize düşen koli basili'ne sarılır!
     - sütten ağzı yanan yoğurdu pipetle içer!
     - temizlik imaj'dan gelir!
     - politikacıların ömrü lak lak'la geçer!
     - yalancının mumu yatsıdan sonra jenarötöre bağlanır!
     - nerde beleş orda özelleş!
     - kedi uzanamadığı ciğer hakkında şok açıklamalar yapar!
     - bir türk dünyaya bedelli asker'dir!
     - davulun sesi uzaktan pop görünür!
     - iki gönül bir olunca üçüncüye gizli kamera düşer!
     - birimiz hepimiz hepimiz en irimiz için!
     - ne kadar sallarsan salla dona düşer bir medya!
     - bütün yollar yolsuzluğa çıkar!
     - kırk yıllık kâni estetik ameliyatla olabilir yani!
     - olmaya devlet cihanda bir nefes rating gibi!
     - tebdil-i mekanda torpil ve kadrolaşma vardır!
     - ölüm allahın emri yargısız infaz olmasaydı!
     - düşünüyorum o halde uzar siyaset meydanı!
     - eski tas eski hamam yeni dünya düzeni!
     - ne oldum dememeli ne olacak bu memleketin hali demeli!
     - dost başa düşman imaj'a bakar
     
SAYFANIN DEVAMI »    [1]    [2]    [3]    [4]    [5]    [6]

 

 


ANA SAYFA İÇİN
Tıklayınız
SOHBETE GİRİŞ İÇİN
Tıklayınız

WWW.SOHBETBAZ.NET
çet -  bedava çet -  sohbet sayfası -  çet sitesi