"Bir
insanın gerçek zenginliği, onun bu dünyada yaptığı
iyiliklerdir."
Hz. Muhammed (sav)
"Bilim
alçakta kalanları yükseltir, bilgisizlik de yüksektekileri
alçaltır."
Hz. Ali
"Duadan
bıkkınlık göstermeyiniz. Çünkü dua ile beraber
olan hiç kimse helak olmamıştır."
Hz. Muhammed (sav)
"Dua
ve ibadet, Allah ile olmaktır. Allah ile olan
kimse için ölüm de, ömür de hoştur."
Mevlana
"Sabredin,
her şeyin başı sabırdır. "
Hz. Ebubekir
"Geçmişten
ibret alın da hayra çalışın."
Hz. Osman
ALLAH’tan
(c.c.) başkasıyla beraber olmakta devam ettiğin
sürece, sürekli gam, keder ve şirk içinde bulunur,
günah yükünden kurtulamazsın.
Abdülkadir Geylani (k.s.)
Kendisini
yaptığı işin üzerinde gören kimse mütevazi değildir.
Alçak gönüllü insan kendisini yaptığı işin altında
görendir.
Bin Ataullah İskenderi (r.h.)
Siz birbirinizi
ALLAH (c.c.) için severseniz, gayretullah zuhur
eder, ALLAH da (c.c.) hepinizi sever.
İsmail Hakkı Toprak (k.s.)
Dünyaya değer
vermemek (zühd) demek, insanlara aşırı değer vermemek
demektir. İnsanlara değer vermemek de, önce kendine
aşırı önem atfetmemenle başlar.
Süfyan-ı Sevri (r.h.)
Tefekkür,
rahmetin kapısını açan anahtardır. Görmüyor musunuz,
önce düşünülüyor, sonra tevbe ediliyor!
Süfyan b. Uyeyne (r.h.)
Bilginin hayırlısı
ALLAH’a (c.c.) karşı saygı ile korku uyandırandır.
İbn Ataullah İskenderi (r.h.)
Gerçek tevazu
O’nun büyüklüğünün müşahedesinden ve sıfatlarının
tecellisinden doğandır.
İbn Ataullah İskenderi (k.s.)
Üç şey vardır
ki insanoğlunun yüceliğini gösterir: Musibetten
şikayetçi olmamak, ağrıdan dolayı sızlanmamak
ve diliyle kendini övmemek.
Ebu Derda (r.h.)
Dilediğiniz
kadar öğrenin! Ama şunu iyi bilin ki, bildiklerinizle
amel etmedikçe, ALLAH (c.c.) size ilminizden ötürü
mükafat verecek değildir.
Muaz bin Cebel (r.h.)
Ey Dost! Mahlukatın
sebeplere yapıştığını görürsün, arif olan ise
sebeplerin sahibine yapışır. Arif kulun bütün
sözleri ALLAH’ın (c.c.) yüceliği, kudreti, keremi
ve rahmeti meyanındadır, zamanını böyle geçirir,
kabrine de böyle girer.
Yahya b. Muaz (r.h.)
Muhammed’e
(s.a.v.) en yakın olanlar O’na (s.a.v.) uyanlardır.
Düşmanları da ALLAH’a (c.c.) karşı gelenlerdir.
Hz. Ali (r.h.)
İman eden,
Rab Teala’nın kendisini gözlediğinin farkında
olan kimsedir. Böyle bir kul nefsini hesaba çeker
ve ahiret için azığını hazırlar. Hicret, kıyamete
kadar sürecek bir farzdır. Hicret, cehaletten
ilme, ALLAH’ı (c.c.) unutmaktan O’nu anmaya, günahtan
itaate ve ısrardan tevbeye giden yoldur.
Sehl b. Abdullah et-Tüsteri (k.s.)
Kulları küçük
gören, onlarla alay eden kimse Rabbini tanımayan
kimsedir. Yaradanı seven, O’nun sanatından teşekkül
etmiş olan yaratıkları da sever.
Hz. Aişe (r.a.)
Ulaşamadığına
tevekkül, ulaştığına razı, kaybettiğine sabır
gösteren kişi takva ehlindendir.
İmam Gazali (r.h.)
Seven sevdiğini
memnun etmeyi, başkalarını memnun etmeye tercih
eder.
İmam Gazali (r.h.)
Mü’min bir
inciye benzer. Nerede bulunursa bulunsun, orada
güzeldir.
Malik b. Dinar (r.h.)
Sadece ALLAH’a
(c.c.) güvenen kul, kuvvetli bir kuldur.
Said en-Nebaci (r.h.)
Kalbin kurtuluşu
dört hasletle sağlanabilir. Sadece ALLAH (c.c.)
için tevazu etmek, sadece ALLAH’a (c.c.) muhtaç
olduğunu hissetmek, sadece ALLAH’tan (c.c.) korkmak
ve sadece ALLAH’tan (c.c.) ummak.
Said el-Hırı (r.h.)
Kalbin öldüğünün
alametlerinden biri de, insanın kaçırdığı iyiliklere
üzülmemesi, yaptığı kötülüklerden pişmanlık duymamasıdır.
İbn Ataullah İskenderi (k.s.)
Kendi iyiliklerinden
söz edip duranları yapmış oldukları bir hata susturuverir.
Oysa ALLAH’ın (c.c.) bağışlarından söz edenleri
hiçbir hata susturamaz.
İbn Ataullah İskenderi (r.h.)
Alim, ALLAH’tan
(c.c.) korkandır.
Amir bin Şerahil (r.a.)
Muttakilerden
olunuz. Şirk dışta da olur, içte de. Dıştaki şirk
putlara tapmaktır. İçteki şirk ise ALLAH’ı (c.c.)
bırakıp insanlara dayanmak, onlara güvenmek ve
zararı da, faydayı da onlardan bilmektir.
Abdülkadir Geylani (k.s.)
Dünya, kim
tarafından aranıyor ve seviliyorsa onun padişahı
olur. Kim de dünyayı terk eder ve horlarsa, dünya
onun hizmetçisi olur. Dünya hem talep eden, hem
de talep edilen, aranandır. Kim dünyayı talep
ederse, dünya onu reddeder. Kim dünyayı reddederse,
dünya onun peşinden gider. Dünya, ahirete giderken
yol üzerindeki bir köprüdür. Bu köprüden geçiniz
ama orada sürekli kalacakmış gibi davranmayınız.
Köprüler üzerine saraylar inşa etmek pek de akıl
karı değildir. Dünyadan seni ahirete ulaştıracak
kadarını al, ahiretten seni men edecek olan tarafını
bırak.
Yahya b. Muaz (r.h.)
ALLAH’ım (c.c.)!
Senden sana ait olanı istiyorum. ALLAH’ım (c.c.)!
Senin hoşuna gitmeyecek işleri yapmaktan sana
sığınıyorum. ALLAH’ım (c.c.)! Özün özünü, temizin
temizini, senin vereceğin şerefi istiyorum. ALLAH’ım
(c.c.)! Seni unutanların unutmasına yol açan meşguliyeti
verme bana! ALLAH’ım (c.c.)! Senden rızana uygun
olanı istiyorum. ALLAH’ım (c.c.)! Beni; seni,
sadece seni sevdiği için anan, ibadetiyle hiçbir
menfaat ummayan kullarından eyle! ALLAH’ım (c.c.)!
Kalbimi senden gelen bir sevinçle doldur, dilimi
senin zikrinle arıt, azalarımı senin iyi bulduğun,
hoşnut olduğun işlerde çalıştır. ALLAH’ım (c.c.)!
Kalbimde senin hatırandan gayrı tüm iz, hatıra,
zikir ve intibaları yok et!
Cüneyd-i Bağdadi (r.h.)
Salih amel,
övgü ve ecrini sadece ALLAH’tan (c.c.) beklediğin
ameldir.
Hz. Ali (r.a.)
Rab Teala’yı
sevip, O’nun sevgisini yayarsan, yerdekiler ve
göktekiler sana sevgi besler. Sadece ALLAH’a (c.c.)
itaat et ki, yerdekiler ve göktekiler de sana
itaat etsin.
İbrahim Dessuki (k.s.)
ALLAH’ım (c.c.)!
Suskunluğumu tefekkür eyle. Baktığımda ibret alayım.
Dilimi zikir eyle, hep seni anayım.
Talha bin Musarrif (k.s.)
Kim gönlünü
sadece ALLAH’a teslim eder, bu işte yoğunlaşırsa,
hikmet pırıltıları kalbinden fışkırır ve dilinden
dökülür.
Yahya b. Muaz (r.h.)
Umut (reca)
kapılarının açılmasını istediğin zaman Allah’tan
(c.c.) sana gelen nimetleri hatırla. Korku (havf)
kapılarının açılmasını istediğin zaman ise, senden
O’na gidenlere bak.
İbn Ataullah İskenderi (k.s.)
Ey dost! Sadece
ALLAH’a (c.c.) yönel! O’ndan başkasına tam güvenme!
Her şey O’nun dilemesi ve izniyle olur. Hiçbir
kulun ve mahlukun rızasını ALLAH’ın (c.c.) rızasından
önceye alma!
Abdülkadir Destuti (k.s.)
‘Kalp ALLAH’ın
(c.c.) evidir’ sözü, şu demektir: Kul, kalbine
ancak ALLAH’ın (c.c.) sevdiği şeyleri sokmalı,
O’nun kerih gördüğü kirli şeyleri kalbinden uzak
tutmalıdır.
Ebu’l Hasan Ali b. Vefa (r.a.)
Dünya menfaati
bir leşe benzer. Ona talip olan, köpeklerle dalaşmaya
hazır olmalıdır.
Hz. Ali (r.a.)
İşin başında
ALLAH’a (c.c.) yönelmek, işin sonunda başarıya
ulaşmanın belirtisidir.
İbn Ataullah İskenderi (k.s.)
İnsanlar hakkında
ALLAH’tan (c.c.) kork. Fakat ALLAH (c.c.) hakkında
insanlardan korkma.
Said b. Amir (r.a.)
Şunu iyi bilesiniz
ki, en güzel ibadet, farzları yerine getirmek
ve haramlardan sakınmaktır.
Hz. Ömer (r.a.)
Ne acaiptir
o insanlar ki, altından ateş kaynayıp dururken
yeryüzünde ALLAH’a isyan ederler.
Elmalılı Hamdi Yazır
(r.h.)
Şükür, ALLAH’ın
(c.c.) nimetleriyle ALLAH’a (c.c.) isyan etmemektir.
Cüneyd-i Bağdadi (r.a.)
Kim nimetlerin
kendisi için kalıcı olmasını dilerse, Rabbine
şükretsin; ‘Nimetin sahibi O, veren O, iyilik
eden O’ desin.
Ebu’l Hasan Ali b. Vefa (r.h.)
Eğer ilminizle
amel etmezseniz, ALLAH (c.c.) sizi ilminizle sevaplandırmaz.
Muaz bin Cebel (r.a.)
Peygamber
olan ve olmayan kişiler, hayrın en büyüğünü sadece
sabırla elde etmişlerdir.
Meymun b. Mihran (r.h.)
Kim ALLAH’tan
(c.c.) yüz çevirenleri dost edinirse ALLAH (c.c.)
onu kullarının gözünde küçültür.
Ebu’l Hasan Ali b. Vefa
“ALLAH (c.c.)
bir kuluna bir çok nimet verdikten sonra, bu nimetleri
alıp yerine sabrı karşılık olarak verirse, bu
karşılık, çekip aldığı nimetten daha hayırlıdır”
dedi ve sonra şu ayeti okudu: “Yalnız sabredenlere
ecirleri sonsuz olarak verilecektir.”
Hz. Ömer b. Abdülaziz (r.h.)
-“Kime arkadaş
olayım”
-“Seni nasıl biliyorsa, işte o halini saklamayacağın
birine, yani ALLAH’a (c.c.)”
Ebu Yezid el-Bestami (r.h.)
Muvaffakiyet
ALLAH’tandır. Kolaylık da O’ndan gelir.
Seyyid Kutub (r.h.)
Kulluk görevlerini
ileride bulunacak boş bir zamana ertelemek nefsin
ahmaklığındandır.
İbn Ataullah İskenderi (k.s.)
ALLAH’ı (c.c.)
söyleyen söz güzeldir. ALLAH’ın (c.c.) nimetlerini
düşünmek ise en üstün ibadettir.
Ömer bin Abdülaziz (r.h.)
Hak uğruna
harcanmayan herşeyin iki katı, batıl yolda gider.
İ. Hakkı Bursevi (k.s.)
ALLAH’ın (c.c.)
bakışları seni kuşatıyorken, halkın bakışını nasıl
önemsiyorsun. Halkın yönelişini bir yana bırak.
Hakkın yönelişini görmeye çalış.
İbn Ataullah İskenderi (k.s.)
Hakkın gidereceği
bir ihtiyacın için başkasına dilekte bulunma.
Onun senin için vermediğini başkası nasıl verebilir.
Kendi ihtiyaçlarını gidermekten aciz olan başkasınınkine
nasıl güç yetirebilir.
İbn Ataullah İskenderi (k.s.)
Kamil insan,
nefsini çiğneyip hazmeden kişidir ki, Rabbi onu
kullarının diliyle över, yüceltir.
Ebu’l Hasan Ali b. Vefa (r.h.)
ALLAH (c.c.)
size dünyayı, onunla ahireti arayasınız diye vermiştir.
Ona meyledesiniz diye değil!
Hz. Osman (r.a.)
1- Dilin Zikri:
Kalpten kötülüklerin ve masivanın giderilmesi
için ALLAH’ı (c.c.) anmaktır.
2- Kalbin Zikri: ALLAH’ı (c.c.) kalpten tefekkür
ederek, ALLAH’ın (c.c.) kalbine nazar ettiğinin
şuuruna varmaktır.
3- Nefsin Zikri: Harf ve ses yerine, his ve hayal
ile içtenlikle ve kalpten ALLAH’ı (c.c.) anmaktır.
4- Ruhun Zikri: ALLAH’ın (c.c.) kainatta tecelli
eden güzel sıfatlarının neticesine bakarak, O’nu
tefekkür etmek, düşünmektir.
Ahmed Cahidi Efendi (k.s.)
Israrla dilediğin
halde bağışların gecikmesi seni umutsuzluğa düşürmemelidir.
Çünkü ALLAH (c.c.) duaların kabul olunacağına
söz vermiştir. Ancak kabul edeceği dilek senin
kendin için beğendiğin değil, O’nun senin için
beğeneceği olacaktır. Ve kabul, senin istediğin
zaman değil, O’nun istediği zaman olacaktır.
İbn Ataullah İskenderi (c.c.)
Zühdün (dünyaya
ve maddi menfaate değer vermeme, kanaatkar olma)
büyük bir kısmı insanların içindeyken olur. Yani
övmelerini istemez, kınamalarına aldırmazsın.
Fudayl b. Iyad (r.h.)
Sen ALLAH’tan
(c.c.) razı olmazsan, ALLAH’ın (c.c.) rızasını
nasıl isteyebilirsin?
Yahya b. Muaz (r.h.)
Kim hikmet
peşindeyse ALLAH’a (c.c.) isyan etmesin!
Bişr-i Hafi (r.h.)
Kişinin ALLAH’ın
(c.c.) yardımından mahrum edilişinin alameti nedir?
-“Güzel ve hayırlı şeyleri çirkin görmesi, çirkin
şeyleri ise güzel ve hayırlı görmesidir.”
Muhammed b. Ka’b el-Karazi (r.h.)
ALLAH’ın (c.c.)
senden daha üstün yarattığı kimselere kötü gözle
bakmayasın! Yoksa tıpkı İblis’in meleki suretten
şeytani surete dönüşmesi gibi sen de kötü bir
hale gelirsin.
Ebu’l Hasan Ali b. Vefa (r.h.)
Üç şeyi yapmadan,
diğer üç şeyi iddia eden yalancıdır; ALLAH’ın
(c.c.) haram kıldıklarından sakınmadığı halde
ALLAH’ı (c.c.) çok sevdiğini söyleyen, malını
hayra harcamadığı halde, cenneti arzuladığını
söyleyen, fakirleri sevmediği halde Peygamber’i
(s.a.v.) sevdiğini iddia eden. İşte bunlar yalancıdırlar.
Hatim el-Asamm (r.h.)
-“Münafık
kimdir?”
-“İslam'ı anlatan ama amel etmeyendir.”
Huzeyfe (r.h.)
Nefsini terbiye
etmemiş kişilerin yaptığı hizmet çoğu kez ALLAH
(c.c.) için değil, nefisleri içindir.
İmam Gazali (r.h)
ALLAH (c.c.)
zalimlere meyledilmesinin sonucunun ateş olacağını
buyurur. (Hud:113) Düşün bir kere, zalim olmayıp
da zalime yakınlık göstermek insanı cehenneme
sürüklerse, bizzat zulüm işleyenin durumu ne olur?
İmam Gazali (r.h.)
Hakiki sevgi
üç şekilde ortaya çıkar, daha doğrusu varlığını
belli eder:
1- Seven, sevdiğinin sözünü, başkalarının sözüne
tercih eder.
2- Seven, sevdiğinin sohbetini, başkalarının sohbetlerine
tercih eder.
3- Seven sevdiğini memnun etmeyi, başkalarını memnun
etmeye tercih eder.
İmam Gazali (r.h.)
Hakikaten
akledebilen bir kul, ameliyle nasıl övünebiliyor?
Amel yapabilmek ALLAH’ın (c.c.) bir nimetidir.
Bu fırsatı ona nasip ettiği için şükür ve tevazu
hisleri içinde olması gerekir.
Ebu Süleyman ed-Darani
Sözü ALLAH’ın
(c.c.) yolunu göstermeyen, hali ALLAH’a (c.c.)
ulaştırmayan kimse ile arkadaşlık etme.
İbn Ataullah İskenderi (k.s.)
-“Kişi dostunu
niçin sevmelidir?”
-“Onun Rab Teala’ya güzel hizmetini gördüğü için.”
Ebu Safvan b. Avane (r.h.)
Yalan, yanlış,
boş ve faydasız şeyleri uzun süre dinlemek, kalpteki
ibadet lezzetini söküp atar. Kim hayatını dipdiri
sürdürmek istiyorsa, kalbinden her türlü tamahı
ve ihtirası atsın.
Abdullah b. Hubayk (r.h.)
Seni ALLAH’a
(c.c.) yaklaştıracak şey; sadece ALLAH’tan (c.c.)
istemen, sadece O’na yalvarmandır. Seni insanlara
yakın ve onlar nezdinde itibarlı kılacak şey ise,
onlardan hiçbir şey istememendir.
Ebu Bekir el-Varrrak (r.h.)
Bedenin hastalığı
ağrı ve sızılarla belli olur. Kalbin hastalığı
ise günahlarla ortaya çıkar. Beden hastayken yemeğin
tadını nasıl alamazsa, kalp de günah batağındayken
ibadetin lezzetini hissedemez.
Zünnun el-Mısri (r.h.)
"Ecel
erişmeden yapabileceğiniz hayırlı işler için acele
ediniz. "
Hz. Osman
"Allah
(CC) bütün işlerde yumuşaklığı sever. "
Hz. Muhammed (sav)
"Sizden
hiçbiriniz kendi nefsi için istediğini mü'min
kardeşi için de istemedikçe kamil mü'min olamaz."
Hz. Muhammed (sav)
"Başkasını
ıslah etmeye kalkışmadan önce kendini ıslah etmeye
bak. "
Hz. Ömer
"Allah'ı
anın, O'nu anmak şifadır. "
Hz. Ömer
"İsyanınız
nefsinize, itaatiniz Rabbinize olsun. "
Abdulkadir Geylani
"Nimetleri,
Allah'a şükrederek elde tutunuz."
A. Arvasi
"Kötü
bir işin en gizli şahidi vicdanımızdır."
Hz. Ömer
"Hiçbir
şey kalpten çıkanlar kadar kalbe fayda vermez.
Kalp ne kadar saf ve Allah'a adanmış olursa, o
kadar büyük bir faydaya erişir."
Hz. Ömer
"Ne
kadar bilirsen bil! Anlatabildiklerin, karşındakinin
anlayabildiği kadardır."
Mevlana C. Rumi
"Taşı
delen suyun kuvveti değil, damlaların sürekliliğidir."
Atasözü
“İnsanların
en cahili, ahiretini başkasının dünyası için satandır.”
Hz. Ömer
"Boş zaman
yoktur. Boşa geçen zaman vardır."
Atasözü
“İmanın efdali:
Nerede olursan ol, Allah’ın (CC) seninle olduğunu
bilmendir.”
Hz.
Muhammed (sav)
""iki
şey aptallık belirtisidir, konuşacak yerde susmak,
susacak yerde konuşmak." "
Atasözü
“Toprağa her
türlü kötü şey atılır. Fakat topraktan hep güzel
şeyler biter..."
Akşemseddin
“Başkasında
görüp hoşlanmadığın ayıbın kendinde olduğunu görmemekten
büyük ayıp olamaz.”
Hz.
Ömer
“Affetmek zaferin
zekatıdır.”
Hz.
Muhammed (sav)
“Hiç kimse
kaderini değiştiremez ve kaderinden kaçamaz.”
Goethe
“Haset, ateş
nasıl odunu yer yutarsa iyilikleri yer yutar, mahveder.”
Hz. Muhammed (sav)
Adalet mülkün
temelidir.
Hz.
Ömer
Yalan öyle
zehirli bir oktur ki, hedefini değil atanı yaralar.
Arap atasözü
Sivrisineğin
gözünü halkeden, Güneş'i dahi O halketmiştir.
Bediüzzaman Said
Nursi
Gerçek hürriyet
Hakk'a köleliktir.
Hz.
Ali
İnsanlar önce
para kazanmak için sağlıklarını yitirirler, sonra
da sağlıklarını kazanmak için paralarını verirler.
Goethe
Dünyanızı ıslah
ediniz. Yarın ölecekmiş gibi de ahiret için çalışınız.
Hz. Muhammed (sav)
Allah’ı (CC)
zikir, kalplerin şifasıdır.
Hz.
Muhammed (sav)
İnan! ...Ama yalnızca bildiğin gerçeklere.
Güven! ...Ama yalnızca içinde bağladıklarına.
Sev! ...Ama yalnızca hak edenleri.
Paylaş! ...Ama yalnızca değerini bilenlerle.
Çalış! ...Ama yalnızca doğruluk yolunda.
Yaşa! ...Ama SAKIN ÖLÜMÜ AKLINDAN ÇIKARMA
İNSANA ÖZGÜ 3 ÖZELLİK !!
Derler ki...,Tanri insanliga ozgu 3 özellik yaratmis durustluk,akil ve siyasi irade,ama
kimseye 2'den fazlasini vermezmis.Dolayisiyla,
Eger durust ve akilli iseniz, siyasetci degilsiniz.
Eger durust ve siyasetci iseniz, akilli degilsiniz.
Eger akilli ve siyasetci iseniz, durust degilsinizdir.
BİR SÖZÜM VAR
Çapkınlara: Sevmediğin
birine asla "Seni Seviyorum" deme, İçinde olmayan duygulardan varmış gibi
söz etme, Kimsenin hayatına kalbini kırmak için girme, Sevgi dolu bakan gözlere
asla yalan söyleme, çünkü birine verebileceğin en büyük acı Aşık olmadığın
birini Kendine Aşık Etmektir. Boşuna Bekleyenlere:Hayatın
en hüzünlü anı, deli gibi sevdiğin insanın buna hiç değmediğini gördüğün andır
ve en büyük kaybın onun için harcadığın yıllardır..Senin aşkını bugün hak
etmeyen, Bilki 10 yil sonrada hak etmeyecektir. Bırak gitsin...
Kalbi Kırıklara :Kalp yarası siz kanatmaktan vazgeçinceye kadar sürer
ve ilacı bu acıya alışmak değil ondan ders çıkarabilmektir.
Sevgilisi Olanlara:Aşkın Amacı birileri için "Mükemmel insan"
olmak değildir.Seni mükemmelliğe en çok
yaklaştıracak insanı bulmaktır. Aşktan Korkanlara:Aşka düş ama tökezleme,
anla ama bekleme,paylaş ama isteme,yaralan ama asla acıyı içinde büyütme
Paraya
ihtiyacın yokmuş gibi çalış..
Kimse seni üzmemiş gibi sev..
Kimse seni seyretmiyormuş gibi danset..
Kimse seni dinlemiyormuş gibi şarki söyle..
Cennet dünyadaymış gibi yaşa..
İyi Düşünün
Bu yılınızı iyi geçirdiniz mi?
Sağlıklı olduğunuz için hiç sevindiniz mi?
Bu yıl hiç gün ışığı ile uyandınız mı?
Kaç kez güneşin doğuşunu izlediniz?
Bir neden yokken kaç kişiye hediye aldınız?
Kaç sabah yolda bir kediyi okşadınız?
Bu yıl yeni doğmuş bir bebek parmağınızı sıkıca tuttu mu hiç?
Ve siz onu hiç kokladınız mı?
Yaz gecelerinde ne çok yıldız olduğuna hiç şaşırdınız mı?
Kendinize bu yıl kaç oyuncak aldınız?
Kaç kez gözlerinizden yaş gelinceye kadar güldünüz?
Yaşlı bir ağaca sarıldınız mı bu yıl?
Çimlere uzandığınız oldu mu?
Çocukluğunuzdan kalan bir şarkıyı söylediniz mi hiç?
Hiç suda taş kaydırdınız mı bu yıl?
Kaç kez kuşlara yem attınız?
Bir çiçeği dalındayken kokladınız mı?
Bu yıl kaç kez gökkuşağı gördünüz?
Ya da hediye alan bir çocuğun gözlerindeki ışığı?
Kaç kez mektup aldınız bu yıl?
Eski bir dostunuzu aradınız mı hiç?
Kimseyle barıştınız mı bu yıl?
Aslında mutlu olduğunuzu kaç kez farkettiniz bu yıl?
İyi bir yılın, bunlar gibi birçok "küçük şeye"e
bağlı olduğunu hiç düşündünüz mü bu yıl?
Yayılın çimenlerin üzerine..... Acele edin....
Er veya geç... Çimenler yayılacak üzerinize...
Günün birinde bir çiçekle su karşılaşır ve arkadaş olurlar.
İlk önceleri güzel bir arkadaşlık olarak devam eder
birliktelikleri, tabii zaman lâzımdır birbirlerini tanımak için.
Gel zaman, git zaman çiçek o kadar mutlu olur ki, mutluluktan
içi içine sığmaz artık ve anlar ki, su'ya aşık olmuştur.
İlk kez aşık olan çiçek, etrafa kokular saçar,
"Sırf senin hatırın için ey su" diye...
Öyle zaman gelir ki, artık su da içinde çiçeğe karşı
bir şeyler hissetmeye başlamıştır. Zanneder ki,
çiçeğe aşıktır ama su da ilk defa aşık oluyordur.
Günler ve aylar birbirini kovalalar ve çiçek acaba
"Su beni seviyor mu?" diye düşünmeye başlar.
Çünkü su, pek ilgilenmez çiçekle... Halbuki çiçek,
alışkın değildir böyle bir sevgiye ve dayanamaz.
Çiçek, suya "Seni seviyorum der. Su, "Ben de seni
seviyorum" der. Aradan zaman geçer ve çiçek
yine "Seni seviyorum" der. Su, yine "Ben de" der.
Çiçek, sabırlıdır. Bekler, bekler, bekler...
Artık öyle bir duruma gelir ki, çiçek koku saçamaz
etrafa ve son kez suya "Seni seviyorum." der.
Su da ona "Söyledim ya ben de seni seviyorum." der
ve gün gelir çiçek yataklara düşer. Hastalanmıştır çiçek
artık. Rengi solmuş, çehresi sararmıştır çiçeğin.
Yataklardadır artık çiçek. Su da başında bekler
çiçeğin, yardımcı olmak için sevdiğine...
Bellidir ki artık çiçek ölecektir ve son kez zorlukla
başını döndürerek çiçek, suya der ki; "Seni ben,
gerçekten seviyorum." Çok hüzünlenir su bu durum
karşısında ve son çare olarak bir doktor çağırır
nedir sorun diye...Doktor gelir ve muayene eder
çiçeği. Sonra şöyle der doktor: "Hastanın durumu
ümitsiz artık elimizden birşey gelmez."
Su, merak eder, sevgilisinin ölümüne sebep olan hastalık
nedir diye ve sorar doktora. Doktor, şöyle bir
bakar suya ve der ki: "Çiçeğin bir hastalığı yok dostum...
Bu çiçek sadece susuz kalmış, ölümü onun için" der.
Ve anlamıştır artık su, sevgiliye sadece
"Seni seviyorum" demek yetmemektedir...
KIRLANGIÇ !!
Kırlangıcın biri, bir adama aşık olmuş. Pencerenin önüne konmuş, bütün cesaretini toplamış, röfleli tüylerini kabartmış, güzel durduğuna ikna olduktan sonra, küçük sevimli gagasıyla cama vurmuş. Tık..... Tık......Tık....
Adam cama bakmış.Ama içeride kendi işleriyle uğraşıyormuş.. Meşgulmüş! Kimmiş onu işinden alıkoyan? Minik bir kırlangıç!
Heyecanlı kırlangıç, telaşını bastırmaya çalışarak, deriiin bir nefes almış şirin gagasını açmış, sözcükler dökülmeye başlamış.
Hey adam!Ben seni seviyorum. Nedenini niçinini sorma. Uzun zamandır seni izliyorum.Bugün cesaret buldum konuşmaya.Lütfen pencereyi aç ve beni içeri al.Birlikte yaşayalım.
Adam birden parlamış: Yok daha neler? Durduk yerde sen de nerden çıktın şimdi? Olmaz, alamam,demiş.Gerekçesi de pek sersemceymiş:
Sen bir kuşsun! Hiç kuş, insana aşık olur mu?
Kırlangıç mahçup olmuş.Başını önüne eğmiş.Ama pes etmemiş, bir süre sonra tekrar pencereye gelmiş,gülümseyerek bir kez daha şansını denemiş: Adam, adam!Hadi aç artık şu pencereni.Al beni içeri! Ben sana dost olurum.Hiç canını sıkmam!
Adam kararlı, adam ısrarlı: Yok ,yok ben seni içeri alamam demiş.Biraz da kaba mıymış, neymiş lafı kısa kesmiş.İşim gücüm var, git başımdan. Aradan bir zaman geçmiş, kırlangıç son kez adamın penceresine gelmiş: Bak soğuklar da başladı, üşüyorum dışarıda. Aç şu pencereyi al beni içeri.Yoksa, sıcak yerlere göç etmek zorunda kalırım.Çünkü ben ancak sıcakta yaşarım.Pişman olmazsın, seni eğlendirirm..
Birlikte yemek yeriz, bak hem de sen de yalnızsın' yanlızlığını paylaşırım, demiş. BAZILARI GERÇEKLERİ DUYMAYI SEVMEZMİŞ! Adam bu yalnızlık meselesine içerlemiş.Pek bir sinirlenmiş: Ben yalnızlığımdan memnunum,demiş. Kuştan onu rahat bırakmasını istemiş.Düpedüz
kovmuş.
Kırlangıç , son denemesinden de başarısızlıkla çıkınca,başını önüne eğmiş, çekip gitmiş. Yine aradan zaman geçmiş.Adam, önce düşünmüş, sonra kendi kendine itiraf etmiş:Hay benim akılsız başım; demiş.Ne kadar aptallık ettim! Beklenmedik bir anda karşıma çıkan bir dostluk fırsatını teptim. Niye onun teklifini kabul etmedim ki? Şimdi böyle kös kös oturacağıma , keyifli vakit geçirirdik birlikte.
Pişman olmuş olmasına ama iş işten geçmiş.Yine de kendi kendini rahatlatmayı ihmal etmemiş: Sıcaklar başlayınca, kırlangıcım nasıl olsa yine gelir.Ben de onu içeri alır, mutlu bir hayat sürerim.
Ve çok uzunca bir süre, sıcakların gelmesini beklemiş.Gözü yollardaymış. Yaz gelmiş, başka kırlangıçlar gelmiş. Ama...... Onunki hiç görünmemiş. Yazın sonuna kadar penceresi açık beklemiş ama boşuna. Kırlangıç yokmuş! Gelen başka kırlangıçlara sormuş ama gören olmamış.Sonunda danışmak ve bilgi almak için bir bilge kişiye gitmiş.Olanları anlatmış. Bilge kişi gözlerini adama dikmiş ve demiş ki:
"KIRLANGIÇLARIN ÖMRÜ 6 AYDIR...."
HAYATTA BAZI FIRSATLAR VARDIR, SADECE BİR KEZ ELİNİZE GEÇER VE DEĞERLENDİRMEZSENİZ UÇUP GİDER!
HAYATTA BAZI İNSANLAR VARDIR, SADECE BİR KEZ KARŞINIZA ÇIKAR;DEĞERİNİ BİLMEZSENİZ KAÇIP GİDERLER! VE ASLA GERİ DÖNMEZLER!
Dikkatli olun.... Farkında olun..... Ve bir düşünün bakalım; Acaba siz bugüne kadar pencerenizden kaç kırlangıç kovaladınız?